Yeni Yıl Etkisi Kadar Kuvvetli Bir Dönence/Sonbahar Ekinoksu

Bugün, sonbahar dönencesi. Gün ve gece sürelerinin birbirine eşit olduğu ilk güne açılan kapı diyoruz, bu güne. Daha derin bir adıyla gün ışığı ve gece ışığının birbirine eşit etkide bulunacağı ilk gün. Elbette geceleri de olan bir ışık var. Yalnızca bizim gözümüzün hassasiyeti farklı bir seviyeye alışkın veya faklı bir seviyeye duyarlı diyelim.

Resmi anlamda sonbaharın açıldığı ilk gün

En eski toplumların, cadılarından ilk bilim insanlarına kadar hepsi bugünü belirtmek ve kutlamak için bir etkinlikte bulunmuşlar. Niyetlerini, olumlamalarını, umutlarını, güzel duygularını, isteklerini ve dileklerini yansıtmak için büyük seremonilere imza atmışlar. Ben de sizi bunun için cesaretlendirmek istiyorum. Bugün kendimize zaman ayırıp aynısını yapmaya davet ediyorum. Kendinizin her şeyden çok buna ihtiyacı olabilir. Kendinize enerjinizi verin. Geçtiğimiz ayların size getirdiği bilgeliği ve hayal kırıklıklarını anlatın kendinize. Kalbinizin tutkusuna büyüteç tutun.

Deneyim bu dünyadaki en önemli konu başlığıdır. Kendinizi, ailenizi, içinde bulunduğunuz grupları, içinde yaşadığınız bu ülkeyi ve hatta doğa anayı (Gaia) deneyimlemek için neler istersiniz? 

Dönencelerin/ekinoksların hepsinin olduğu gibi sonbahar dönencesi, tam bir zıtlık: Kuzey yarım küreye sonbaharı, güney yarım küreye de ilk Baharı getiriyor. Mevsim değişimi olduğu gibi ruh hali ve enerjilerde de değişime kapı açıyor. Hem değişik sıcaklıklara ve doğanın bambaşka hallerine geçiş yapma zamanı hem de doğanın farklı hallerini deneyimleme zamanını anlatıyor.

1960 ilkbahar dönencesinden/ekinoksundan başlayıp bugüne süren bir enerji akıntısının orta yerindeyiz. Bir çok farklı enerjinin sürekli olarak bize ulaştığı, çevremizde üretildiği ve hayatımızda etki bulduğu bir dönem bu. Sanki binlerce rüzgar her yandan suratımıza çarpmakta gibidir. Bir rüzgar gelip her şeyin yerini değiştirebiliyor. Bu yüzden herkes en olumlu hali ile karşımızda duramayabilir, bu dönencede. Her zaman bazı yoğun etkiler altında kalan kişilerle karşılaşmaya hazır olursak kendimize yararlı bir tavsiye vermiş oluruz. Doğal olarak biz de zaten böyle etkiler altında kalabiliriz. Kendimizi bir aynada izlemeye hem hazır olmalı, hem de bunu istemeliyiz de bir yandan. İstemeliyiz çünkü aynalar gerçekleri görmenin en doğrudan amaçlarıdır. Kendimize dürüst olmaktan çekinmememiz gereken bir dönenceye giriyoruz.

Birçok enerjiyle beraber yaşadığımız bu dönemde farklı renkteki atmosferler olacak çevremiz. Bunun endişe duyulacak hiçbir yanı yok. Doğanın bir parçasıyız ve bunun gereği olarak doğanın geçirdiği her türlü evrenin kendimize göre olan kadarını biz de geçiriyor olacağız. Bu farklı atmosferler bakınca, içinden geçtiğimiz dönemin önemli derin duygulara eğilen bir dönem olduğunu görüyor ve biliyoruz. Karanlık bir dönence/ekinoks dönemindeyiz. Bunun bir anlamı var elbette: Karanlık her zaman vardır, ancak seçmek zorunda değiliz. Çünkü çevremizde çok fazla denge öneren enerji kaynağı var ve her zaman da olacak. Seçmek her zaman bir miktar zordur. Bu yüzden de seçim konusunun doğada oluştuğu zaman her zaman beraberinde getirdikleri vardır. Kısacası seçim yapmak bir çeşitliliktir ve bu çeşitliliği doğa her zaman destekliyor olacak.

Olabildiğince çok seçimlerimizi düşünelim. Aslında ne kadar çok seçeneğimiz olduğuna odaklandığımız anda bu dönencenin bu sayfada anlattığımız her enerji temasına da daha da derinden erişebiliyor olacağız.

Bugünden başlayarak kendinizi yenilemek istediğiniz bir huy, bir alışkanlık veya bir düşüncenizi seçin ve üzerine çalışmak için çabalayın. Kendimize ilgi ve özen vermekten daha büyük bir değişim getiren etken yoktur.

Enerji etkilerinden bir başkası, …

Bizleri bir yerlere getiren enerjilerle karşılaşıyor olacağız. Bir yerlerin, bir kişilerin, bir durumun belirtilerini görüyor ve yaşayabiliyor olacağız. Biz bambaşka noktalara götürecek kadar kuvvetli uğrak noktaları oluyor olacak bunlar genelde. Bugün bu kişi ile konuşursam veya bu konuda ilerleme kaydedeceğim bir yere gidersem, bunan bir sonraki uğrak yerim belki de …

Bu belirtileri yaşamak bütünüyle düşlere bağlı olacak. Düş ya da rüya, hangisini söylemek sizinle örtüşüyorsa, görmenin önemli bir altyapı özelliği vardır: Düşü gören bedene verdiğimiz enerjiler. Bugün dünyanın birçok yerinde kimi zaman gündelik sayılabilecek kadar sıradan davranışlarda bile çeşitli yeni genleri açıp kapadığımız üzerine araştırmalar yapılmaktadır. Mutasyon adı verilen her şeyi değiştirebilen değişikliklerin seçilebildiğini bulmaya başlıyoruz. Bedenimizi, kendi enerjimizle şekillendirebilmekteyiz.

Hangi DNA parçacığının hangi anda devreye girebileceğini bedenimiz zaten biliyor ve bunu şekillendirmek için bir çok enerji çalışması da çevremizde var. Bunlar için her genin aktif olduğu sürece bize verecekleri üzerine çalışan Gene Keys (sözcük linki) gibi önemli çalışmalara adım atmaktan çekinmeyin.

Bu dönencenin, eylül boyunca olan diğer önemli bazı enerji olayları ile birleştiğinde önümüzde açacağı kapılar bizi şaşırtacak kadar çok olacaklar.

Dönenceler zamanın içindeki büyük anlardır. Bu kadar etkili olmalarının baş sebeplerinden biri de “değer”lerdir. Dönenceler, değerler taşımaları, hatırlatmaları, değiştirmeleri, onları anlamamızı, bitirmemizi, onlara bağlı kişilerle olan ilişkilerin bitişini veya doğuşunu ve bizi her türlü yeniliğe açan etkileri ile ünlüdürler. En küçük örnekle, eğer bir dönence mevsim değişimi ise, her mevsim aynı giyinemeyip, değişen doğal etkilerin bize de uyandırdığı etkiler sebebi ile aynı davranamayız gibi düşünebiliriz.

Bu dönence/ekinoks çok sayıda etkiyi beraber getiriyor …

Son zamanlar birçoğumuz için oldukça öfke, gücenme, kırgınlık gibi yüklü, zorlu duygularla dolu geçmiş olabilir. Şu an bu konularla uğraşmak için çok doğru bir zaman. O karanlık odada en son bıraktım ya da unuttum? kapısını kitleyip bütünüyle çıkmadan önce içeride kalan eşyaları temizleme zamanı geldi diyoruz biz buna. Çünkü dönence enerjisi ile bu duygularla neyi amaçladığımızı öğrenme olanağımız olacak.

  • Kendimize, bununla ne istedim? 
  • Neyi amaçlıyorum? 

Sorularını sorarak bu zorlu duyguların oluşturduğu dönemi dengeleyebiliriz. Biraz olsun kendimizden dışarı adım atmak ve bu dönemle bağ kurmak, bu zorlu duyguların atmosferi ile bağ kurmak onları sağlıklı bir biçimde dışarı vermenin yollarından biri olacaktır.

  • Panzehirlere kavuşma hakkımız var mı? 
  • Bunun için izin verelim kendimize.

Bunlar çok kuvvetli etkilere sahip duygular ve enerjiler olduğu için bizlerdeki uyandırdıkları bütün yelpazeyi görmeye ve anlamaya da ihtiyacımız var. Çünkü bir enerjinin anlamadığımız her yönü bizlere yine ve yine gelecektir. Bu aynı olanla bıktırana kadar karşılaşmak değil ancak, ondan öğrenilecek olanla işleri yoluna koyana ve sular durulana kadar onu hayatımızda tutmak anlamına geliyor. Yani birçok olumsuz ve zorluk oluşturan durumu hayatımızda biz tutuyor olabiliriz. Bunu görmek, itiraf etmek ve hayatımızdaki yerinden etmek için bizlere destek olacak birçok enerjiyi seçme olanağımız var artık. Bu alana adım atıp, uzanıp almak yeterli olacak. Böyle etkilere kimi zaman karma, kimi zamanda ısrarcı deneyimler diyoruz. Bu tür deneyimleri salmaya doğru gitmek için adım atmak ya da çalışma yapmak için yılın en doğru zamanlarından birinden geçiyoruz. Önümüzdeki ortalama 3 aylık dönem bunun için dikilmiş bir elbise gibi. Hayatınıza yön verecek her türlü adımı kendiniz ya da birlikte atabileceğiniz bir kişi ile atmak veya kararını almak için en doğru zamandayız.

  • Dönenceler/ekinokslar bu açıdan elektrik düğmesi gibidir. 
  • Işığı açıp yerini görmek için ona ihtiyacımız olur ve elimizde bir tane var bile.

Seçimi destekleyen enerjilerden bahsetmişken …

Bu dönence çevresinde bir kere daha beliren ve geçtiğimiz yıllarda da çokça duyduğumuz cinsiyetler üzerine bir etki kuvvetleniyor. İlahi dişi ve ilahi erkek olarak da adlandırılan cinsiyetlerin bir enerji bir kuvvet olarak hissedilmesi ve yaşanabilmesi üzerine değişimler geliyor. Genel görüş şöyle yakalıyor bizleri: Bedenimizin belirdiği ya da belirmeyi seçtiği bir cinsiyet var ve diğeri ise yaşanabilir. Bunlar dünyadaki hislerimiz için bizi dengeye getiren bir güçtür. Bu konu gittikçe değişiyor ve değişecek de. Çünkü görmezden gelinen birçok yerel bilgeliği yeniden keşfediyoruz. Bu bilgelikler bize erkek ve kadın cinsiyeti arasında birçok algı farkı olduğunu öğretiyorlar. Birden fazla beliriş, hissediş, yaşantı ve yepyeni yüzdelerle birleşimler geliyor. Kızılderililerin eski cinsiyet sınıflaması veya Afrika’daki birçok kabilenin sıra dışı cinsiyet algısı buna güzel örneklerdir. Rekabet duygusunu çoğunlukla erkek enerjisinde gören dengeler artık değişiyor. Yeni nesiller ve enerjileri ile kadın enerjisinde şekillenen farklı bir rekabet düşüncesi iş dünyasını son yıllarda ciddi şekilde uğraştırıyor. Yine aynı şekilde annelik babalık konusunda kadın enerjisinde gibi görülen bakım vermek kavramı kadın erkek enerjisinin yeni dengelerini fark eden erkekler tarafından şaşırtıcı şekilde bir yer değiştirme yaşıyor. Bunu hepimiz yaşıyor olacağız. Bir ilişkideki yerimiz ve oradaki rolümüz her açıdan değişiyor olacak. Cinsiyet rolleri de önümüzdeki yıllarda bir mevsim değişikliği geçiriyor olacak.

Bir diğer enerji bize ikili bir seçme olanağı veriyor olacak. Bunu hepimiz hayatımızda yaşıyor olacağız. Bu seçimlerden gelecek nesiller bile etkileniyor olacak…

Uyum, denge ve titizlik arasında bir seçim yaparsak önümüzdeki aylar da daha akışta, daha olumlu, ödüllü ve enerjilere davetiye atarcasına yaşıyor olacağız. İki farklı yemek tabağı gibi düşünelim bu kavramları. Hangisini yersek bedenimiz ona göre bir tepki veriyor olacak. Uyumlu ve dengenin bir parçası olmak değil, aktif olarak uyumu yaratmak, dengeyi bulmak veya titizlikle yaşamaya dair bir seçeneği seçmek arasında olacağız. Hiçbiri diğerinden üstün değil, sadece farklı hayatlar anlamına geliyor. Titizlik, ayrıntılara ekstra dikkat vermek veya gayreti en önde tutmak ile çok yoğun bir yola girmiş olacağız. Dengeyi ve uyumu yaratıyor olmakla da geniş perspektifte ve akışa farklı bir açıdan bakıyor olacağız. Bu iki yolda bedenimizi hissetmeye, farkındalığı yüksek bir anlayışa götürüyor bizleri. Bedenimizin gerçeklerini, doğanın bir parçası olduğumuzu anlamakla yanılgıları, kalıntıları, sabit düşünceleri geride bırakıyor olacağız. Evet olacağız çünkü bu değişime en hızlı cevap veren varlık bedenimizdir. Son dönemlerde birçok mevsim hastalığının her zaman yaşanmaya başlaması da bu değişime ayak uydurmaktaki farklılığımızı gösteriyor.

Önümüzdeki aylarda köklerimiz anahtar sözcüğü ile karşılaşıyor olacağız. 

Bu karşılaşma iç dünyamızda gerçekleşiyor olacak. Eskilerden ve eski zamanlardan ne getiriyoruz? Dizimler ve sistemik çalışmalar gibi geçmişi ve geleceği aynı anda sorgulamaya yarayan çalışmalar ve benzeri etkinliklere adım atmanın tam zamanı. Ne geçmiş ne gelecek aslında çok mistik değil; yani bizden uzak değil. Her ikisine de uzanmak olası, bizler için. Hepsini açıklayan düşüncelerimiz olduğu gibi, aslında hepsini anlatan ve şekillendiren duygu ve sezgilerimiz var. Kökler konusunda bitkilerden bir sembol kullanabiliriz. Bitkilerin kökleri ısı, yiyecek ve su neredeyse oraya doğru çekilirler. Yani kaynaklarına göre karar verirler. Bizim içinde konu oldukça aynı. Geçmişte kaynak gördüğümüz neresi ve ne varsa oraya doğru hareket etmişizdir, o yüzden köklerimizdirler. Gelecekte buna benzer görülebilir: yeni kaynaklara doğru yönelmek. Elbette her kaynak her an elde tutulabilir değildir. Yeni kaynaklar için eski kaynakların bırakılması gerekiyor olacaktır. Böylece yeni kökler kurabilelim.

Böylece bu dönencede/ekinoksta, istekler doğuyor olacak. Her türlü konuya duyulan istekler olabilir bunlar. Dünyamızın ve bizim birlikte gösterdiğimiz bu büyük isteklerdir. Ufuk belirleyen ve paylaşıldığında herkeste ilham uyandıran istekler. Bu cümleler üzerine düşünelim. Dünya, yaşayan bir varlıktır. Bizim için biraz ölçeği büyük belki ama o çevremizde gördüğümüz neredeyse yaşayan en büyük canlıdır da diyebilir.

  • Doğa ile aynı anda istek üretmek için nelere ihtiyacımız olabilir? Birlikte neler isteyebiliriz? 
  • Söylemesi bile frekansımızı değiştiren bu yaratıcılık hayatımızda nerede var? Olduğunun farkına varmamız için neler yapabiliriz?

Beliren istekleri eski hayatımızın eski ufuklarına koymayalım. Yeni hayatın yeni ufuklarına yerleştirelim. Dönencenin denge arayışı desteği ile yepyeni bir hayata açılıyor olacağız. Bu isteklerin bir özelliği olacak. Kendimize saklamakta zaten zorlanabiliriz ancak asıl meyvelerini paylaştığımız anlarda buluyor olacağız. Sonbahardan kışa doğru ilerliyoruz. Kış içe kapanmayı anlattığı kadar kışın iç mekanlara kapanan insanların birlikteliğini de anlatır. Bu sebeple gittikçe artan bir iletişim yoğunluğuna hazır olmamız da gerekiyor. Çünkü her şey değişirken bunu birbirimize en yararlı kılacak adımlara da ihtiyaç duyuyor olacağız.

Bu dönemin deyim yerindeyse en zengini, en çok ihtiyacı olduğunu fark edip, görüp, bu konuda adım atan ve değişim için en fazla enerjiye kapısını açan olacaktır.

Dönence enerjisinin getirdikleriyle zenginleşmeye ne dersiniz?

Sevgi ve ışıkla

Aşağıdaki formu doldurarak benimle iletişime geçebilirsiniz ?

Yeni Yıl Etkisi Kadar Kuvvetli Bir Dönence/Sonbahar Ekinoksu” için 2 yorum

Yorumlar kapatıldı.