Soru Cevap Yin-Yangı: 29 Kasım Yeniayı

“Dünya, bir büyüteç ve her bakana kendi suratını yansıtır.” W.M. Thackeray

Doğrudan ana temayı paylaşmak istiyorum sizlere, çünkü detayı ve dönüşümü bol bir yeniaydayız. O yüzden, yüz yüze gelelim ki, enerjimiz ve seçimlerimizi kendimiz gibi yaşayabilmek için yolculuğumuzu sürdürelim.

29 Kasım yeniayı süper dolunayların arasında kaldığı için, bu zaman aralığını kuvvetli etkisi olan yoğun enerjilerden payını alıyor. Yeniaylar, ayın dünyanın arkasında kalarak yani güneş ışıklarıyla buluşamadığı hal ile oluşur. Bu yüzden doğrudan bir enerji kaynağı gibi olmaktansa hepimize özel olarak kendi etkilerimizi yaymak için açıklık verir. Bu yüzden yeniay meditasyonları veya çalışmaları daha içe dönük, daha kuvvetli biçimde içten dışa çıkan hareketleri temsil ederler.

Bu yeniaysa önemli soruları bize veriyor olacak. Bu sorular da bizden cevaplar istiyor olacak. Sorular, içimize dönük sorular genel anlamda. Bunun sebebi de belirli zaman aralıklarında ileriyi düşünmemiz için yaşadığımız enerjiler. İleriyi düşünen kim? Elbette ki biziz. İşte şimdi o geleceğe bakan kişi kim? Sorusu geliyor. Bu yeni ay, büyüteçle kendimize bakma zamanını gösteriyor bizlere.

Hayatımı yaşayan kim?

Dünya, oldukça detaylı bir yer. Bütün bu detaylara enerjimizi aktardığımız bir zaman aralığını yaşıyoruz. Bazen farkında varmadığımız kadar çok dikkat dağıtıcı etki var. Bu etkilere rağmen hayatımızı etkileyen detaylara yoğunlaşmamız gereken günlerdeyiz. Bu yeniayın soruları, bizlere yalnızca sıkışınca ya da acil durumda değil aslında her zaman sormamız gereken soruların bizi bulacağını anlatıyor. Çevremizi oluşturanlar bize özel olsa da, dünyanın bir parçası ve bu parça da dünyadan farklı bir yer değil. Her zaman hayatımız ve onu yaşayan bizler olarak ruhumuzun cevaplaması için önümüzde olan bu soruları artık kaçınılmaz şekilde cevaplamamız gerekiyor.

Genelde duyduğumuz bir etki vardır. İçe attığımız veya olumsuz bir enerjiyi bastırdığımızda ilerleyen zamanlarda bedenimizin bir bölgesinde toplanır ve bizlere bir rahatsızlık olarak yansır. Aynı sorular gibi olumlu enerjileri de bastırmak bu etkiye sahiptir. Hayatımıza olduğu için onu görelim diye bizi saran enerjileri görmemek için çaba verdiğimizde de aynı etkiler olmaktadır. Olumlu enerji rahatsızlıkları genelde kısa süreli etkiler gibi görülebilir. Az sayıda kişi, böyle çeşitli hareketlerin kimi zaman olumlu enerji baskısından kaynaklandığını görür. Ancak geçtiğini sandığımızda asıl olan, o enerjilerin gerçekten uzun süreler için uzaklaşmasıdır. Böylece etkiler ortalama onlarca yıllar boyunca bizden uzaklaşırlar. Çünkü enerji haritalarımız affetme ve yeniden olumluyu üretmek konusunda çok harika yeteneklere sahipken, asıl içimizdeki hazineleri ittiğimizde zaten kendinden büyük bir kayba uğradıkları için işimiz çok daha zorlaşır. İşte bu yüzden, Bu yeniayın ortaya çıkardığı hayatımı yaşayan kim? Sorusuna arkamızı dönmemeye özel bir gayret verelim.

Son yılların enerjileri ile her an gittikçe açılan algılarımız var artık. Daha derin ve daha gerçek görüyoruz baktığımız yerleri, kişileri ve olayları. Bu yeniay bize şimdi gördüklerimizin ortasına kendimizi koymayı yansıtıyor. Önümüzde bir resim var ve yapmamız gereken bizim hayatımızın da o resme benzemesi için büyüteci alıp çaba vermeye başlamak olacak.

Son zamanlarda çok dramatik olaylar yaşayan ve olumsuz duygularla yüzleşen kişiler görüyoruz. Zorlanmalar ve limitlerine dayanan hayatları sıkça görmeye başladık. Dünyanın yeni görüntüsü değil bu. Olan insanların biriktirdiği bir enerji türü: Adaletsizlik. Herkesin adaletsizliği birbiri ile etkileşerek ortaya çıkıyor. Yeniayın döngüdeki yeri bize, bastırılan iyi enerjinin herkesi birbirine çekerek şifa getireceğini gösteriyor. Bu da öncelikle herkesin olumsuz enerjilerinin birbirine girerek, birbirine sıçrayarak dağılacağını anlatıyor. Herkesin hayatını hapsettiği mini-matriksler çözülene kadar bu olayları görebileceğiz.

Yeniayla beraber bu etkiyi olumlu yaşamanın çok belirgin bir prensibi var. Çok derine inmeye hiç gerek yok açıklama için. İçimize bakıp, olanı üstlenip, kabul edip, şifasını alıp duygusal direnç oluşturan yerleri dönüştürmek. Bunların tersindeyse, her türlü gerçek “bizi” yaşamaktan uzağa götürecektir.

Bu yeniay yargısız kalmayı öne çıkarıyor. Yargı, başkasıyla karşılaşmaktan doğan bir düşüncedir. Böylece bir kere daha, bu yeniayın içe bakmamızla ilgili önemli vurgusunu görüyoruz.

İçimiz, sessiz bir yer değildir. Her yerde olan kadar söz ve etkileşim orada da bulunuyor. Bu sözler bizlere kendimizi unutturup, bizi dışarılara, kendimizi zorlukla bulduğumuz yerlere götürürler. Herkesin gerçeklerini veya onayladıklarını bulmaya zorlayabilirler. Yeniay, bizlere kimsenin sormayacağı samimiyette yalnızca bize özgü olanı soruyor. Dünyanı düşünce küresi olarak adlandırdığımız ve adı Noosfer olan, dünyayı saran duygu ve düşünceler ağından yalnızca bize özel olan alanları çekip veriyor bizlere.

Bir sorun gelmeden, bir krizle karşılaşmadan sorulup cevaplanması gerekeni anlatıyor bizlere. Tek, yalın ve şefkatli bir enerjiyle önce “kendini çalış” diye öneriyor. Bu öneriyi hayatımıza almayı seçersek, korkularımızı buharlaştırıyor ve hayatlarımızı daha “biz” gibi yaşıyor olacağız. “Ben” dediğimiz, enerjimizin içindeki özgün ve tek kozmik şemamızdır. Onu görmek dahi için bile hayatımızda bugüne kadar biriken her örtüyü kaldırmak için hepimizi cesaretlendirmek istiyorum.
Bu yeni ayın, tam orta yerinde, yapmamız için davet edildiğimiz eylem, ışığımızı elimize alıp, paylaşmak ve diğer gerçek ışıkları almaktır.

Hem kişisel, hem de kolektif olarak büyük yanılsamalardan uyanmanın zamanı geliyor. Aslında geldi bile. Yalnızca bir tane olmadıkları için şimdilik buna geliyor diyoruz. Erdem ve olumluluk olarak gördüğümüz yerlerden ne kadar uzakta olduğumuz görmenin zamanı. Büyüteçle bakıp bunları bulurken, bunu buraya getiren “biz”i de görmenin zamanı geldi demektir, böylece.

Çok benzeri enerjiyi 2008 ve onu takip eden beş yılda da yaşadık. O zaman daha çok parazit vardı ve kimilerimiz o günlerden beri hayatın içinde yalnızca endişe, para ve mekanik ilişkilerde takılı kalmayı seçti. Şu anda hepimiz için bunlardan değişmeye başlamak için kapılar açılıyor. Elbette ki önceki hayatın güçlendirdiği yeteneklerle eskiyi sürdürebilir ve çoğunluğu günümüz ve gelecek hayatımız için birer yalana / gerçek olmayanlara dönüşebilecekleri paylaşmaya devam edebiliyor olabileceğiz. Yeniayın etkisiyle bu konuda bir şeffaflaşma başlayacak. Söylediğimiz gerçek olmayan her şey daha da net gözüküyor olacak. Herkese bu gerçek olmayanları söyleyebilir ve onların gerçek olmayanlarını alabiliriz.

Hangisini seçmek istiyoruz? Hangisini yapmak istiyoruz?

Yeniayda, ayın yerindeki karanlık iz bizi oraya kendimiz koyup, her şeyin nasıl gözüktüğünü görmeye çağırıyor bizleri.
Hayatımızı, yeniden oynatarak canlandırabildiğimiz oyuncaklarımız var. Bunlardan ilki hayal dünyamız. Her anı oyuncaklarla yeniden bir gözden geçirelim. Kendinizi o sözleri söylerken ve aynı hareketleri yaparken gördüğümüz oyuncaklara bakalım. Oyuncakların bile değiştirmeyeceği kadar gerçek bir biçimde kendimizi görelim. Yeniden canlandıralım o sahneleri. Bütün bu dünyanın hafızasına bakıp, oyuncakların canlandırdığı anılarda nereye adım attığıma bakalım. Yeniay çok berrak bir ekran veriyor bizlere. Oraya adım atmak istemiş miyiz gerçekten? Yoksa dünyanın hafızası ile bizim ki farklı mı? Hangisine yöneleceğimizi seçmek hepimiz için önemli bir enerjik karar olacak. Açılması zor paketleri ve kapakları açmak için hepimiz bir gayret verelim: ister kendimiz, istersek de bir destekle. Ödülü büyük olacaktır.

– Dingin,
– Huzurlu,
– Saygılı ve şefkatli,
– İstemediğimizi eleyebilecek güçte,
– Herkese kendini verebilecek,
– Zamanın geç kaldım demeye değil,     – İşte başlıyorum demeye yaradığı

bir yeniayımız var.
Cevaplarımızı yaşamaya hoş geldiniz.

Enerjilerimizi büyük enerjilere ve değişime açmaya hazır mıyız?

Sevgi ve ışıkla

  • Esin Batal
  • İletişim, danışmanlık, seans ve destek için: [email protected] / 0.530.3864474

Aşağıdaki formu doldurarak benimle iletişime geçebilirsiniz ?