Paylaşmak güzel bir karmadır…

Yine önemli bir gök hareketi ve paylaşmak güzel bir karmadır diyerek…

Bu dolunay bir yüzleşme ile başlıyor. Hem bulunduğu yer, hem de bir dolunay olması sebebi ile de insanda kuvvetli bir etki oluşturuyor. Her gün, her şeyi bilinçli yaptığımızı düşünürüz. Bu dolunayda bu bilinçlilik halimize rağmen, gölgedeki konuların üzerindeki örtüler kalkıyor. Belki kimisi için yavaş yavaş, belki kimisi için hızlıca. Bunu bilmek herkesin kendi gerçeği. Özellikle de insanları, durumları, düşünceleri ve eylemleri kontrol etmek konusundaki arzularımız var bu örtünün altında. İsteklerimizin kontrolü mü? yoksa Karşıdakilerin kontrolü mü? soruları bizi çok meşgul edebilir. Bir de tabi bizim doğamız var ki,  her iki sorudan da kolayca mutsuz olabiliriz. Aslında püf noktası mutlu da olabiliriz, çünkü insanın kendini görmesi çok değerli bir şey ve buna sahip olduğumuz bilmek bile konuyu olumlu ele almak için yeterli bir başlangıç.

Bizi besleyeceğini veya bütünleyeceğini düşündüğümüz konuları biraz dikkatlice biraz incelikle ele almamız gereken bir zaman. Yoksa elimizdeki her şey kısa bir sürede önce bize sonra da çevremizdekilere zarara dönüşebilir. Sorumluluk düşüncesini elden bırakmazsak, bu dönemde gördüklerimiz “sadakat” ve “kuşku” konularını bize yararlı hale getirir. Hiç kimse bir şeyi tek başına yapmaz, aslında hepimiz birbirimize bağlıyız ve sadakati de iki taraflı oluşturuyoruz ve kuşkuyu da beraber oluşturuyoruz. Bu düşüncelerin bize yararlı olması için kendi sorumluluğumuzu asla arkaya atmamalıyız.

Kendi gelişimimiz de çok önemli. Kendimizi yenilemeye, hayatta beslendiğimiz kaynakları yenilemeye veya süzmeye açık olmalıyız. Hatta gerçekten orada olması gerekeni tutmaya ve diğerlerini uzaklaştırmaya bile… Bunları yapabilmek için öyle çok da büyük ilaçlara ya da ekstra etkinliklere ihtiyacımız yok; yoga, meditasyon hatta içten bir dans bile yeterli 🙂 Daha da özetlersek… Herhangi bir konuya pratik ve duyarlıca yaklaşmak yeterli olacaktır.

Kendimizden başlayarak, çevremize sonra da düşüncelerimize bakım vermek, onları önemsemek bu dolunaydan alabileceğimiz güzel bir etkidir. Biraz odak, biraz kendimizi kontrole etmek, toprağa bağlanmak ve en içte sevginin değerini düşünmek bu dönemde bizim için çok değerlidir.

Belki de kimilerimiz bu yazdıklarıma zor diyor olabilir, “olsun” diyelim… Bu da bir şekilde endişelerimizi olgunlukla ifade etmektir. Diyelim ki… açığa çıkıp bitsin ve de gitsin! İçimizdeki gölgelerde bekleyen ne de olsa yine biziz. Bu dönem sacral bir dönemdir aslında. İçimizdekini bilmek yeterlidir ve burada güzel gibi hayata devam ederken içimizde oluşan konuları dengeleyecektir. Denge geldikçe, geleceğe bakış açımızı kuvvetlendiren görüşlerimiz gelir.

Aslına bakarsak bu dönemde biz etkileyen 3 büyük etki vardır:

1- Geçmişten gelen ve hissedilen kuvvetli dersler. Onlarla beraber ileri adım atmamız gerekiyor. O nedenle lütfen değerlendirmeye bakın! Büyük oranda yenilenme onlarla olacak.

2- Endişeler sebebi ile yavaşlamayı reddedip, kafanızı başka yere çevirmeyin! Bu hem hissettiğiniz acıları, hem de yapışkan konuları hayatınızda daha çok tutar.

3- Her türlü gelene açık olun! Her şeyi içinize kabul edin değil, ancak görün, deneyimleyin ve öyle adım atın. Yenilik havada bolca var ve yalnızca elinizi uzatıp alırsanız orada duruyor.  Belki de son bir veya iki yıldır hayatınızda bulunan yeniliklerin konumunu yeniden görmeye çalışmak bu dönemde çok olumlu. Çünkü bu değişken zamanlarda yeniyi bile görmek bazen zor olabilir. Haklısınız zor ama cesaretli bir bakış, yeniyi görmek için yeterli olacak. Çünkü yeniler eskilerden çok daha kalıcı… Denemeye ne dersiniz? 

sevgiler

Esin Batal

Döngü – 22 Nisan 2016 – Cuma

13_esin_batal_dongu_full_moon_768