Kuantum Teknolojisinin Sağlığınızda Değiştirebileceği 4 Yön

Belki bir çoğumuz çeşitli sebeplerle Kuantum mekaniğini anlamakta zorluk çekiyor, ancak bilim insanların onun becerikli prensiplerini kişiye özel, acısız, ağrısız ve etkin ilaçlar ve tedaviler için kullanmaya başladılar bile!

2013 Temmuz atında Kuantum Teknolojileri Konferanslarında bu konuda birçok önde gelen bilim insanı bir araya geldi ve yapılan son buluşları tartıştılar. Katılımcılar bilişim teknolojilerinden güvenlik alanına kadar birçok yeni buluşu tanıtmışlardı. Bunların içinde biri var ki, bu buluşları içine, alanına kabul ederek bile kendini büyük ölçekte değiştirecekti: Sağlık ve bakım işleri. Kuantum teknolojileri, sağlık ve bakım işlerini, medikal verileri ve hatta kendi biyolojimizi bile ciddi bir değişliğe uğratacak kadar devrim niteliğinde adımlar atmaya hazırlanıyor. İlk defa kulağa geldiğinde biraz korkutucu gibi duran bu haberlerin aslında kendi enerjimizden uzaklaşma eğilimine pek sahip olduğumuz bu günlerde tam tersine önemli gelişmeler olduğunu söylemek gerekiyor. Çünkü, bizi yine bize kazandıracak büyük adımlar atılıyor.

Niye sağlık konusunda kuantum teknolojileri bu kadar büyük bir ışık veriyor?

Görsek de görmesek de, birçok hücresel süreç nano (atom ve altı parçacık düzeyinde) ölçekte yer alıyor. Bu kadar küçük ölçeklere inince, madde bizim alışık olduğumuz birçok klişeyi terk edip, düşününce bize başta mantık sınırlarını zorlayan davranışlar ile hareket etmeye başlıyor. Bu da aslında bize enerjimizi doğası üzerinde çalışmanın bir daha ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Bu teknolojileri kullanarak birçok yöntem bulunuyor. Bunların en önemli özellikleri ise daha önce hiçbirinin olmadığı kadar ince ve hassas biçimde bize yardımcı olabilmeleri ve bize özel etkileşimleri kendileri bulabilmeleri. Belki de şöyle söylesem daha doğru olacak; kendi kendinizi iyileştirecek olan özel yöntemleri bulmanız için size “içten” yardımda bulunabilme özellikleri var.

Şimdi bunlardan dört tanesi ile sizi tanıştırmak istiyorum.

1 – Gelişmiş Görüntüleme ve Tedaviler:

Oldukça yeni bir metot olan Bio-barkot deneyi ile bilim insanları şu anda o rahatsızlığa özel ipuçlarını, “bioişaretçileri” bulabiliyorlar. Kanımızın içinden bizimle mücadeleye giren bu hücrelere kendini yapıştırabilen bu maddeleri, altın nano-parçacıklarını (tek bir altın atomunu) MR görüntüleme ile bulabiliyoruz. Bu altın parçacıkları insanlar için bütünüyle güvenli de hem. Hatta Harvard Üniversitesinden bir fizikçi (Mikhail Lukin) elmas parçacıkları için uğraşıyor, çünkü sonradan ölçüm için MR cihazına yani radyasyona maruz kalmadan kan içinde iken oradaki durumun fotoğrafını çekip bize göndermesi için önemli adımlar atıyor. Bu yöntemle Alzheimer hastalığına sebep olan bazı parçacıkları görmek için ciddi başarılar kazanıldı bile.

Bu metot bir diğer yandan da MR görüntüleme için de büyük bir ilerleme sağlıyor. Cihazın yetkinlik derecesini çok artırabilir ve bedendeki tek bir molekül veya atom için ölçüm ve görüntüleme sağlayabilir.

Sorunun kökeni olan noktaya, tam da o noktaya eğilirsek onu iyi bir seviyeye getirmek için gerekli olan isteğin ne kadar da küçükmüş gibi gözüktüğünün farkında olmak, bize büyük bir atılım verecektir.

2 – Artık Daha Fazla İğne Yok:

York Üniversitesindeki araştırmacılar, cilde uygulanan ve özel hedeflere ulaşmak üzere olan terapiler için bir “yama“, bir bant geliştirdiler. Adı da, “nanojeksiyon“. Özellikle sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücrelere gitmesi gereken ilaçları vermek için kullanılacak.

Nasıl mı çalışıyor? Şöyle; Nano parçacıklar, antijen denen beden kimyasallarının bir kısmını bir arada tutmak üzere tutunmayı sağlayan maddelerle kaplı olarak bedene bu bant yardımı ile deriden veriliyor. Tutunduktan sonra ise bir MR cihazı ile ısıtılıp kaplarının patlamaları sağlanıyor. Böylece kanserli hücreler yok oluyorlar. Ardından ise soğuduklarında zararsız yollarla onları da dışarı atıyoruz.

İğne korkusu olanların bayılacağı bu ilerleme, bir büyük şırınga yerine bantın tene değdiği yerde birden fazla özel bileşenlerden oluşmuş yüzlerce gözle görünmeyen iğnecikler yardımı ile gerekli maddeleri gerekli yerlere ulaştırıyor. Aslında bu adımın en büyük başarısı zor bölgelere yapılan tedaviler için gerekli olan ve zaten az bulunan özel eğitimli personelden tasarruf sağlaması. Yapıştırıp gerisini dinlenerek geçirip tedavi olmak en büyük getirisi, özünde. Aynı zamanda atomu atomuna dozu da kontrol edebiliyor olmamız da büyük bir adım yine. Kaldı ki, tıbbi malzemelere de olası bir atık kalması yolu ile bulaşan hastalıkların neredeyse bütünüyle biteceğini söylemekte çok doğru bir anlayış bu konuda.

Dış maddelere olan temas sonucu kendi enerjimizin yaşayacağı travmayı azaltan ve bizi bio-alışveriş ile kendi şifa ortamımızı oluşturmamızı hatırlatan önemli bir gelişme gerçekten.

3 – İnsan Biyolojisini Kırmak:

Bu deyimi sıkça duymaya başladık. Önce bilgisayarlara sızmak anlamında kırmak olarak, bu günlerde ise artık her yer ve her konudaki görünenin arkasına sızmak için onu “kırmak” deyimlerini kullanır hale geldik. Bu sefer de sıra insan biyolojisine geldi. Bu elbette kötü değil, iyi anlamda. Yukarıdaki güzel gelişmelerden öte, kuantum mekaniği biyolojiye bakış açımızı değiştirecek hale geldi. Avustralya’da bir grup bilim insanı kuantum prensiplerine göre çalışan bir lazer mikroskop ile bir hücrenin içini izlemek için başarılı deneyler yaptılar. Bu konu o kadar geniş ki, şimdilik yalnızca bir iki adımmış gibi gözüken ancak gerçekten çok yakında kuantum bilgisayarları ile çok hızlı biçimde kaydedilip bir değişikliğe uğrama zamanından çok çok önce bize özel, bizim DNA dizilişimize özel ilaç, iyi gelecek kimyasallar üretip hemen kendimize yardımcı olacak yetenekler kazanıyor olacağız.

Bizimle konuşan bir beden düşüncesinin seviyesinin önemi geliyor demek bu. Ancak bir şeyler olduktan sonra değil, olurken onu duyacağız; kendimizi dinlemenin becerisine, enerjimizi anladığımızı kendimize söylemek büyük bir adım olacak.

4 – Daha Güvenli Sağlık Verileri:

Bir çok belirgin sebepten dolayı sağlık verilerimizi güvende tutmak istiyoruz. Bu yüzden de birilerinin onları ele geçirmesi ya da sağlık kayıtlarımızın “hack“lenmesi çok endişe verici bir durum oluyor. Konferansların uzun süreli katılımcılarından ID Quantique adlı firma ile çalışan Nicolas Gisin, alışılmadık bir yöntem ile verileri koruyacak olan bir ultra-güvenlik tipi üzerine çalışıyor. Kuantum dolanması/bağlanması olarak adlandırılan bu yöntem ile, verileriniz size bağımlı hale geliyorlar. Böylece sizden başkası onları göremiyor. ID Quantique firması şimdiden bankalar ve ülkeler bazında hizmet veriyor ve yakında sağlık sektörüne de hizmet vermeye başlayacak.

Bilinç seviyemizde bize bağımlı özel bir parçamızı olduğunu unutmadan sağlığımızı ve onun dökümünü korumaya, onunla olan ilişkimizi bırakmamaya olan ihtiyaç ve ilgimizi bize kanıtlayan, hatırlatan büyük bir adım atıyor olacağız çok yakında.

Kuantum mekaniğine dayanan inovasyonlar şimdiden her sektöre büyük potansiyeller vermeye hazırlanıyorlar. Bu konuda gözlerimizi açık tutmalıyız, çünkü her yönden büyük yenilikler, destekler ve başarılar geliyor. Bunların olması ile daha ne kadar büyük iyilikler gelecek? Sorusunun cevaplarını merakla ve istekle bekliyor olacağız.

Düzenleyen ve yazan: Esin Batal

Kaynak : http://www.fastcoexist.com/3016530/4-ways-that-quantum-technology-could-transform-health-care

02_quantum_kuantum_esin