Günle Gelen 12.07.16

Herkesin geleceği hayallerinde yatar derlerken, hayallerin içinde hepimizin ortak geleceğinin yattığını anlatırlar…

Bugün, herkesin gelecekten bekledikleriyle ilgili içini dökebileceği bir enerjiyi yaşıyor olacağız. Elbette bu beraberinde… bu düşündüklerim olur mu? olmaz mı ? tartışmasını da getirecektir. İçsel çatışmada  sonucunda büyük bir dalgınlık demek. Öncelikle gün boyu olabilecek unutkanlık, sakarlık ve dikkatsizliklere karşı dikkatli olmalıyız. Günle gelende içimizdeki enerjiyi özellikle de “…bu elimdekiler bitince, içimdeki enerjiyi nereye versem…?” sorusunu belki sözlerde değil ama hareketlerde bolca görüyor olacağız. Bu soruyu kendimize sorarken alacağımız en büyük yararsa, atılımcı olmak olacak. Çekingen davranışlardan kaçınmaya özen gösterelim bugün. Çünkü bu olumlu gelecek ve planlama hissi bir süre daha bizimle. Daha da önemlisi bize neredeyse hediye olarak gönderilen bu gücü, bir kutuya kapatarak hapsolmasını istemeyiz, değil mi? Bu enerjiye bütün gücümüzle sarılmak ise bugünlerin en büyük ödüllerini içeriyor olacak.

Bu enerji ile beraber, hayatımızdakilere ve çevremizdekilere ışık saçtığımız bir aralık yaşanıyor bugün. Bir süredir içimizde farkettiğimiz bir güç, olumlu yan, beceri veya yetenek varsa işte bugün onu dışarı verme ve paylaşma günü. Koşulsuzca sizden geleni almaya hazır kişiler var çevrenizde, bu topluluğu bulmaya ne dersiniz?

Günün ilerleyen saatleriyle beraber, dolunaya (haftaya salıya) kadar bol düşünceli bir evreye giriyoruz. İçimizi keşfetmemiz için temsili bir dolunaya doğru giderken önemli bir sınav çıkıyor karşımıza. Bunu not almak dahi isteyebilirsiniz.  Önemli bir karara, gelecek kararına doğru giderken zihnimizi susturmak yerine ne kadar arkadaşımız yapabiliriz? Zihnimizi yeterince besleyip onu yararlı hale getirerek, karar verirken çok zihinde takılı kalmak yerine zihnimizle beraber ne kadar hareket edebiliriz? Bulunduğumuz dönemin kritik ve bir o kadarda ödül dolu sorusu bu. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken ve ilerleyen dönemde daha fazla açıp anlatacağım hakim bir endişe var. “Her şey çok gereksizmiş endişesi”. Bu hem çağımızın depresyon hastalığına zemin hazırlıyor, hem de bizi kendimiz gibi karar almaktan alı koyuyor. Bu endişeyi kırmanın ilk yoluysa tam tersine davranış sergilemek. Madem her şey böyle gereksizmiş gibi, o zaman tam tersine denersem ne kazabilirim? diye sorup cesaretle atılmaktır. Tam tersi bir davranış göstermeye ve denemeye ne dersiniz?

Bugün, bize sıkıntılı gelen alanlara bol hayal gücü ile yeni denemelerde bulunmaya ne dersiniz?

 

  • Esin Batal
  • Günle Gelen 12.Temmuz.2016 _ Salı
  • İletişim, danışmanlık, seans ve destek için: [email protected]

Aşağıdaki formu doldurarak da benimle iletişime geçebilirsiniz ?