Günle Gelen 12.03.17

“Gereken” zorunlu olan değil, bir işarettir.

Bugün, söylediklerimizin çevremiz dahil herkese nasıl etkidiği ve bu etkilerin nasıl yönetilebileceği konusunda adımlar atıyor olacağız.

“Dayanıklı olmak” deyince aklımıza ne geliyor? Enerjimizin bir özelliği de, ne kadar dayanıklı ve alıcı olduğudur. Oysaki kendimize yeterli olduğunu bildiğimiz halde sıklıkla kendimizden kuşku duyuyoruz. Koşullanmalar veya başkalarının seçimlerine kendimizinkinden daha çok inanıyoruz. Dayanıklı olduğumuza ise çok daha az inanmayı seçiyoruz. Alıcı yapımız da her şeye ve akışa ne kadar çok açık olduğumuzu anlatıyor. Enerjimiz, diğer her şey gibi çevresiyle bir ilişki içindedir. Çevresine etkiler verdiği kadar alır da. Bugün içinden geçtiğimiz enerji bize bunu anlatıyorken yaşıyor olabileceğimiz ilk etki, söylediğimiz her şeyin herkese bir şeyler öğretebileceğini görmemiz. Bu büyük bir etki. Doğal bir şekilde düşünme, hissetme ve sezme şekillerimize bir de ağzımızdan çıkanın yaptığı etkileri görmeyi ekleyeceğiz. Herkeste beliren işaretleri daha kolay seçiyor olabileceğiz. Bu konuda bir ipucumuz da olacak üstelik: Neyi temsil ediyoruz? En güçlü yanımız nedir? Ne tür düşünmeyi ve hissetmeyi temsil ediyoruz? İşte bu soruların cevaplarının örneği olduğumuz anda çok daha kuvvetli şekilde her şeyi gözlüyor olacağız. Özgürlük kavramının örneği gibi mi duruyoruz ya da öz eleştiri yapmanın yararlarını çok mu kuvvetli gösteriyoruz çevremize, işte bu durumlarda kaldıkça her söylenenin etkisini kolaylıkla dalga dalga nelere yol açtığını anlıyor olacağız.

Farkı oluşturmanın ve oluşturabilmenin olumlu yanları nelerdir?
Bu olumlu yanlarla nerelere, hangi ufuklara varabiliriz?

Bugün, özel çıkarların eriyip bittiğine de sıklıkla rastlıyor olacağız. Hatta daha doğal ve yenilik açan enerjilerle karşılaşıyor olabileceğiz. Kendimizi de bu inançtan uzak tutarsak olumlu ve ödül dolu olanı çekebileceğiz. Çevremizdekilerin çıkarlarının güdümünden daha az etkilendiklerini gözlüyoruz. Bu da her şeyle ilgili gerçeklere daha yakından bakmamıza neden oluyor olacak. Kendimizi de önümüzdeki günler için daha rahat olmaya ve önümüze gelenin içindeki gerçekleri görmeye bırakırsak olumlu ve huzur verici olana daha yakın bulacağız. Bütün bunlar bize, önemli ve büyük etkilere de daha kolay yol açabileceğimizi gösteriyor. Bilinçle ve özenle kendimizi de dinlememiz gerekiyor.

Günle gelen bir diğer etki de, günün ilerleyen saatlerinde gözlemlerimizi paylaştığımızda bazen çıkabilecek olan karmaşalar. Birkaç cümle ve düşünce ardından büyük bir tepki alabiliyor olabileceğiz. Tepkiler ve karmaşa bizi anlamaktan ve gördüklerimizden uzak tutmamalı. Kimsenin fark etmediğini fark edebiliyor ya da görebiliyor olmanın değerinden vaz geçmemeliyiz. Olumlu olan kimi zaman yavaş ve arındırıcı şekilde geliyor olabilir, buna açık olmamız gerekiyor. Olabilecek sürtüşme veya farklı bakış açılarının neyi gösterdiğini yalnızca onu hissedenlere bırakalım. Bizim aynı şekilde hissetmemize gerek yok. Herkesin yoluna uğramamız gerekmiyor. İstekle kendimizde ve merkezimizde kalmak için çaba verirsek özellikle kendimize de bakım vermiş olacağız.

Pazar gününün getirdiği rahatlama ve tatil keyfinin yanında, günün enerjilerinin etkisiyle kendimize sorabileceğimiz bir farkındalık sorusuyla, hepimizi içimizle başbaşa bırakıyorum.

Kendimize nasıl davranırsak, içimizin konforuna daha rahatça ulaşabiliriz?

Sevgi ve ışıkla

  • Esin Batal
  • İletişim, danışmanlık, seans ve destek için: [email protected]
  • M: 0.530.386 44 74

Aşağıdaki formu doldurarak da benimle iletişime geçebilirsiniz ?