Günle Gelen 09.04.17

Günle Gelen:Herkes birbirinin anahtarını ellerinin içinde taşır.

Bugün, kendimiz olabilmenin genelde olduğundan daha derin yollarını ve çevremizdekilere ulaşmanın farklı anahtarlarını buluyor olacağız.

İçinden geçtiğimiz bu enerjinin anahtar sözcüklerinden biri de takip etmek. Egomuz, her şeyin yanında kendimiz olmayı hiç bırakmadan takip etmeye yarıyor. Kendimiz olmayı takip etmenin de bugünkü etkilerle beraber gelen bir anlamı da, yetenek ve yapabildiklerimizi en doğal haliyle yapıp sonra da çekildiğimiz kenardan hayatımıza devam etmek…

Biraz çekingen, biraz bilgiç, biraz da mutlaka başka bir yolu vardır deyip durmamız gereken çizgiyi unutabiliyor olacağımız bir gündeyiz. Egomuzun bizi sürekli bir deneme yanılmaya girmek için ikna edebileceği bir zaman dilimi bu. Güne başlarken yaşıyor olacağımız bu etkiyle, bireyselliğimizi daha derinden yaşıyor ve keşfediyor olabileceğiz.

Bizi pes etmemeye iten sebepler nedir?

İçimizdeki köşeden çıkmadan doğruları ve yanlışları ayırt etmek için çevremizde neleri gözlemeye ihtiyacımız var?

Hepimizin bazı rol biçimleri var. Kimimiz çok girişken, kimimiz çok iyimser, kimimiz de isteksiz olabiliyor. Günün ikinci yarısıyla beraber, akışı takip edebilmenin, akışta kalabilmenin en değerli yol olduğu bir etkiyi yaşamaya başlıyor olacağız. Yalnızca kendi hayatımızı yaşadığımız zaman, herkesin bizi izlerken hayran kalacağı bir çizgide adım atıyor olacağız. Kendimizi bugüne kadarki gözlemlerimizden ve bize gelen desteklerden anladığımız en doğal halle, en doğal akışla yaşamaya açılmaksa olumlu ve ödül dolu olanı getiriyor olacak. Bu bize hayatımızla ilgili çok etkileyici bir ipucu veriyor. Herkesin birbirine doğal bir biçimde ilham kaynağı olup, doğal bir biçimde saygı ve hayranlık besleyeceği bir zaman diliminde, bunu yaşayamıyorsak neyi olduğundan farklı gözlemiş veya anlamış olabiliriz? Bu sorunun cevabı, hepimiz için önemli ve değerli olanı getiriyor olacak.

Günle beraber gelen bir diğer etki de, gün içinde özellikle günün ilerleyen saatlerinde içlerinden değişimi arayan ve isteyen kişilerle kuracağımız diyaloglarda ortaya çıkıyor olacak. Bu diyaloglarda tam da ihtiyacım olan buydu, taşlar yerine oturdu, biraz sert oldu ama buna çok ihtiyacım varmış diyen kişiler olduğunda onlara gözlemlerimizi ve bilgilerimizi en doğal ve kolay halde aktarabilmenin yolunu buluyor olacağız. Böyle durumlar olduğunda çekinmeden adımlar atalım. Çünkü tam da anlatabileceklerimizi duymak isteyen kulaklara sahip kişilerle karşılaşıyor olabileceğiz. Özellikle ikna veya çekip oturtup dinletme çabamız olmasına gerek olmayacak. Önemli bir diğer nokta da, insanlara tahmin, varsayım veya sandıklarımızı değil bizim içimizde de doğal olarak yatanlardan bahsetmek olacak. Ne zaman gri bölgelere girecek olursak, o zaman olumlu ve bir araya getirici olandan uzaklaşabiliyor olacağız.

Sevgi ve ışıkla