Günle Gelen 06.04.17

Günle gelen: Görmek ve bakmanın arasında bir ortak nokta vardır; gözlerimizi açma cesareti.

Bugün, kabuğumuza çekilmek ve geçmişten getirdiklerimizle adapte olmamızı artırmak arasında seçim yaparak adımlar atıyoruz.

Kulaklarımız, gözlerimiz ve diğer bütün duyu organlarımız, onları kullanma cesaretimiz ve kullanmaya açık olmamızla büyürler ve çalışırlar. Her birinin getirdiği haberler ve etkiler de bizi besler, kendimizi daha çok kendimiz gibi hissederiz. Bugünse sorgulamadan, kimi zaman bizi çağırdığını düşündüğümüz her şeye yaklaşıyoruz. Günün geneline baktığımızdaysa, egomuzun yaşadığımız etkilerle birlikte her şey hakkında kulaklarımıza fısıldamasıyla karşılaşıyor olacağız. Burada kulaklarımıza çalınan bol “ben”li cümleleri yalnızca dinleyerek olumlu ve sabırlı olan için de adımlar atıyor olacağız. Farkında olmadan, kapıldığımız veya parçası olduğumuz böyle davranışlar ve durumlar olursa da, kendimize ve çevremizdekilere herkesi dinleyip, duyup yol almaya başlamayı hatırlatalım. Çünkü ego enerjisiyle karşı karşıya kaldığımız bir dönemden geçiyoruz. Kendimiz olma sürecinde önemli etkilerse her gün karşımıza çıkıyor.

Cesaret ve mütevazılığı aynı görüşlerde buluşturmaya ne dersiniz?

Günle gelen etkiyle, farkında olmadan herkese kendimizden, “ben” olma sürecimizden örnekler, ilgi alanları ve öneriler veriyor olacağız. Ancak bunu bilinçsiz olarak yapıyor olacağız, yani herkesle paylaştığımız ortak alanlara aslında izler bırakıyoruz da diyebiliriz. Diğer taraftan aynı zamanda elbette ki bizim içinde izler bırakılıyor… Günle gelen tüm etkilere karşın doğal ve olağan bir biçimde, içinde yüzer gibi bulduğumuz durumlara da hazır olmamızda yarar var. Özellikle de gün boyu böyle durumların meyvelerini akşama doğru görebiliyor olabileceğiz.

Günün geneli deneyimlere, akşam ise öğrenmeye açık olmamızla yürüyor olacak. Bu yürüyüşteki olumlu ve ödül dolu olanları almak için, akışa ve getirdiklerine açık kalmakta yarar var.

Günün ikinci yarısıyla birlikte, öğrenmeye olan açıklığımızda büyümeler başlıyor. Bireysel iş yapma, öğrenme, düşünme, ders çıkarma hızımızda büyük bir hızlanma getiriyor. Bu hızlanma bize derinlik ve yetenek olduğu kadar, savunma ve içe kapanma da getirebilir. Ego enerjisinin etkilerinden biri de, kendisiyle kalmayı sevmektir. Gün içinde zaman zaman bunu destekleyen hoşgörü azalmaları da  yaşayabiliriz. Böylece “ben”den “yalnızca ben”e doğru yolumuz değişebilir. Yine farkına olmadan herkese olduğu gibi kendimize de böyle bir yol çizebiliyor olacağız. Böyle zamanların yaşanmasıyla değerli ve olumlu dersler de çıkarabileceğiz, bu yüzden olumsuz ya da kaçınılması gereken anlar değiller. Kendimize zaman vererek bunun değerini alabiliriz.

İçimizdeki değerli ve büyümeye hazır tohumları keşfetmeye ne dersiniz?

Sevgi ve ışıkla