Günle Gelen 03.02.17

Her şeyin doğalında gitmesine akış diyebiliriz; her yaptığımızı akış sanmamızsa çok büyük bir risktir.

Bugün, doğal bir kaynak olarak kendimize çektiğimizi ve aydınlanan konularla ilgili adımlar atıyor olacağız.

Dinlemek odaklı bir enerjiden geçtiğimiz bugünlerde, insanların birbirleriyle kurdukları bağların içine farklı bir bakış atmaya başlıyor olabileceğiz. Bu bakışsa bize aradığımız şeyleri bulmak konusunda yeni ve farklı olasılıkları gösteriyor olacak. Her şey onları olduğunu sandığımız yerde olmayabilir; hemen yanı başımızda ya da aslında bize doğru geliyor da olabilirler. Bugün, kendimizi ne kadar iyi tanıyor ve ona göre hareket ediyorsak, o kadar çok yenilik veya yeni gerçeklerle tanışıyor olacağız.

Doğal ve her güne ait olanın getirdiği yeniliklere açık mıyız?

Günle gelen etkiyle, doğal olanı yaşamak konusunda bir desteğimiz oluyor. Bugünkü çekimlerimizi yakın bir zaman içinde aslında biz istedik gibi de yorumlayabileceğiz. Doğal yeteneklerimizin hep önde olacağı bir gündeyiz. Eğer yapabildiğimiz halde, bazı işleri tamamlayamıyor ya da sonuca erdiremiyorsak, bir şekilde kendimizi tutuyor veya başka yöne zorluyoruz demektir. Çünkü doğal olmak aynı zamanda bariyerlerin ve engellerin ardında durmamakla ilişkilidir.

Kendimizi neler yaparak engelliyoruz?

Sezgilerimizin öne çıkacağı birçok an geliyor olabilecek. Sezgilerimiz kuvvetli de olsa çok nazik ve içten gelen seslerdir. Gerçekten dikkatle dinlemezsek, mesajlarını tam alamayabiliriz. Bu sebeple içimizdeki sesleri dinlemeye ve de zaman vermeye özen gösterelim. Bu sebeple gün içinde özellikle öğlen saatlerinde değerlendirebileceğimiz bize özel zamanlar varsa, üstüne gidelim. Bunun bir bütünleyici etkisi de, hep bildiğimize sarılıp, takılı kalmak isteği ya da eğilimi olacaktır. Bir açıdan tutuculuk bile denebilir buna. Peki ne yapmalı? Dikkatle, esnek kalmaya özen göstermeli.

Günle beraber aynı zamanda çok farklı bir hediye etkisi de başlıyor. Hayatlarımızı değiştirecek kadar kuvvetli ipuçlarını kendi içimiz dahil herkesten bulabilme hediyesine kavuşabiliriz. Bunun farkına bile varmamış olabiliriz. Bu çok doğal, çünkü bu da akışın bir parçası olarak günle birlikte bize geliyor olabilecek. Bu ipucuyla kastettiğimiz en önemli özellik, bu büyük yeniliğin bizim farkına bile varmakta zorlanabileceğimiz küçük pratik çözümlerle başlayacağıdır. Bir orman, bir tohumla başlar. Tohum için, yalnızca doğa şartlarına ihtiyacımız var. Yani, kendimiz olmaya. Kendimiz olmak düşüncesi burada özellikle bizi herkesten ayıran çok özel farklar varmış gibi yapmamız için bizi uyarıyor. Zaten o farklar, tohumun büyümesi ile ortaya çıkıyor olacak.

Akşamın ve gecenin ilerleyen saatlerindeyse, bir miktar karamsarlıkla karşı karşıya kalabiliriz. Hayatta, renkli rüyalar gördüren yenilikler olmadığına kendimizi ikna etmeye çalışma riskimiz var. Bu risk, çünkü içinden geçtiğimiz enerjinin etkisiyle duyduğumuz ve öğrendiğimiz her şeye bakıp kendimizi gerçeklerden farklı konulara ikna etme eğilimimiz olabilir. Bu bir karma testi aslında. Neyi seçtiğimiz konusunda daha dikkatli olmaya çağrılıyoruz.

Sevgi ve ışıkla

  • Esin Batal
  • İletişim, danışmanlık, seans ve destek için: [email protected]
  • M: 0.530.386 44 74

Aşağıdaki formu doldurarak da benimle iletişime geçebilirsiniz ?