Fırtınalı Dolunay

Yağmurdan Kaçarken Girdiğiniz Evde Ya Hazine Varsa?

Bir yılı bir gün gibi resmedin içinizde… Bugün yaklaşık olarak temmuzun ortası gibi bir tarih. Sonbahara doğru güneş batacak, kışa doğru da geceye gelmişiz gibi… Bu günlerse güneşin en tepede olduğu zamanlar. İçinizdeki resmin hangi iklimde olduğunu bilmiyorum elbette, ama böyle bir resim, dolunayı değerlendirirken dünyanın orta karar bir yerine olsa daha yerine olur. Çünkü enerjiler, etkileri ve karmayı düşününce bizim için öğle vakti diyebiliriz. Peki fırtına nereden çıktı? Her öğlen bir rüzgar eser. Bizim yaşadığımız gezegendeki ısı farkından kaynaklanır. İşte fırtına budur! Mutlaka O saate kadar ısınan ve soğuyan yerler olur. Onların büyüme, değişim sancıları bu rüzgar yani fırtına. Kimimiz için sessiz, kimimiz için gürültülü ama herkes için bir şeyler var.

Bu dolunayın temel enerjisi bazı soruları sormak, bazılarını cevaplamak ve bazılarını da artık sormaktan vazgeçmek için bize geliyor.

Ayaklarınızın altında ne var? Zemin nasıl? Neye tutunuyoruz? Ne kadar güvenilir? Ne bizimle ilerlediğimiz hayatımızda devam etsin? Ne etmesin? Amaçlarımız neydi? Ne kadar bize yol gösterdiler? Bir yere getirdiler mi bizi?

Bu soruların cevaplarını bir kağıda yazarsak bile bütün bu değişim rüzgarları ile ilgili soğuk resimler bulabiliriz. Temelde, artık adına ne diyorsanız? Başlangıçtaki resmi, o bir günlük resmi hatırladınız mı? Dikkat ettiyseniz o resim için zihninizde dememiştim. Nasıl bir yaklaşımınız olduğu sizin için değerli, o sebeple seçiminizi farkındalık ve özgürce yapın diye yalnızca resmedin diye önerdim. İşte o resmi nasıl görmeyi istediyseniz bu kısım çok değerli. Duygularınız mı? Sezgileriniz mi? Farklı sezme biçimleriniz mi var? Her şeyin bir arada olduğu rüyalar mı görüyorsunuz? İşte onu bulma zamanı!

Bulalım ve sarılalım! Çünkü dünyayı onunla görmek için hem uğraşmalı, hem de artık asıl karar vermeniz gereken karar organının o olması gerektiğini görmeliyiz.

Ayağa kalkıp kendi sorumluluğumuzu almanın çok değerli olduğunu bize gösteren zamanlardayız. Bu dolunayda bir yetiştin olma zamanı geldi ve bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Önümüzdeki bir buçuk yıllık bir karmanın tohumlarını atan bir dolunay gecesi bizi bekliyor. Kendimize güzel bir nefesle, büyük bir  gelecek hediyesi vermeye ne dersiniz?

Bu hediyenin temel prensiplerinden biri büyük hayaller. Çünkü dolunay süresi bir balık ağı gibidir. Bizlerin içindekini alır, toplar. Eğer yoksa Biz kendimizi bir savrulma döneminde bulabiliriz. İçimizin en küçük hayali bile yeterli olacaktır başlangıç için. Bu yüzden fırtınalı dolunaya giderken yazımda önerdiğim yöntem hala daha geçerli; istediğiniz bir hayali kurun ve artık onun parçası olmayacak olan her şey ve herkesi bırakmayı bu hayale ekleyin.

Biraz da içine bakalım bu dolunayın.

Bu dolunayın enerjisi ve ışığı daha önceden kendini göstermeye başladı. Birçoğumuz bu iş artık böyle gitmez veya buna yeni bir yol bulmalıyımları hissetmeye başlamıştı bile bir süredir. Derin duygusal ve zihinsel etkenler, enerjiler ile bir eyleme geçme, bir şeyler yapma isteği arasında güçlü bir çekişme vardı. Hala daha da var, işte bu yüzden o resmi görmeyi seçerken öneli bir nokta onu nasıl gördüğümüz.

Bir olumsuzluğu bırakmak söz konusu olunca önce çıkan bir uyarı var. Biz onu bırakırken onun gitmesi için her şeyi yapıyor muyuz? Dolunay bu kontrol listesini hep tutmamız gerektiğini de anlatıyor bize. Halının altına iteklediğimiz bir şey varsa o bir anda öne çıkabilir, yani gereğini yapmadığımız bir konu yine bize hatta bu sefer çevremize yapışmak ister gibi gelebilir.

Dünyanın 2008-2024 arasında geçtiği büyük bir enerji kemeri veya bölgesi diyebileceğimiz bir aralık var. Bu arada hep birlikte bir etkileşim içindeyiz. Bu yüzden de birbirimizin ışık ve sevgi seçimlerini etkiliyor olacağız. Herhangi birimizi olduğu gibi kendimizin de önce artık bizim için işe yaramayan şeyleri bulup bırakması hepimize bir anlamda etkili olacak.  Bazı dönemler elbetteki birimiz için diğerimizden daha farklı olacak. Ancak kimse en dibe vurmak zorunda değil. Bu yüzden çevremizdekilerin hayallerini konuşarak bile yükseltebileceğimizi hatırlayalım.

Dolunayın bize getirdiği önemli mesajlardan biri de, kendimiz bile kontrol etmeye çalışmayalım oluyor. Anda kalıp, kendimize güvenelim. ve ilişkilerimizi sağlamlaştırmak veya doğru ilişkiler için adım atıcı tavırda olalım.

Pratik ve yardımcı tavırlar bulmaya çalışalım. Kendimiz için öncelikle tabi ki. Kendimize yardım etme zamanı geldi. Geleceğe tohum ekeceksek, bunu eken sağlam bir bünye olmalı.  o bünye de biziz işte: kendimiziz.

Geleceğe kendimizi ekmemiz gerekiyor ve bunda başarılı olma anlarını bu dolunayın da içinde yer aldığı evren bize sık sık veriyor. Hatta bu konuda oldukça güzel bir inanç ta var: “Evren benim için benden gizli bana iyilik komploları kuruyor” diye. 🙂

Yinelemek istiyorum, bu dolunayla birlikte 2  ağustostaki Yeni aya kadar özellikle olmak üzere en ufak bir konu olduğunda bile yardım almanın, destek istemenin büyük ödülleri olacağını görüyoruz. Birliğin, grup olmanın gücünü hep hissedin ve almaya açık olun.

Özetle, bu dolunay, eski bavulları açıp, bakıp, iyice eldekine hakim olmayı ve bunlarla yeni ne yapabilirim? sorunun cevabını aramayı getiriyor. Özellikle Yeni değişim rüzgarları geliyor. Yeni dünyanın doğum yılları dediğimiz zaman diliminden geçiyoruz ve bu dolunayda önemli bir hamilelik evresinde gibi düşünebiliriz. Bunu değerlendirmemiz pırıltılı bir karma demek oluyor hepimiz için.

Sevgi ve ışıktan yapılmış olan dünyamızın gerçek halini hatırlamak dileklerimle.

Aşağıdaki formu doldurarak da benimle iletişime geçebilirsiniz ?