Farkındalık nedir? Nasıl ilerletebiliriz?

Her gün karşıtını düşünmek için birçok söz, hayat görüşü veya inanç karşımıza gelse de bunu hatırlamak çok değerli:

Yaptığımız, söylediğimiz, düşündüğümüz hatta hissettiğimiz her şey biz değiliz!

Bunlar bizim hayat deneyimimizi tanımlıyor, ancak bizi tanımlamıyorlar. Oysaki zihnimizi eğitmek ya da “yetiştirmek”, kendimiz için bütün hayata “tanıklık” edebilmek içindir. Kendimiz için tanıklık edebilmekse, zihinsel huzurun büyük bir parçasıdır.

Bazı soruları duyar gibiyim: Zihni eğitmek olası mı? Benim ki neden hiç durmuyor? Madem böyleyse hayatta bizi yöneten ne? … Bu sorular gibi yüzlercesi zihnimizin ona ilgi gösterdiğimiz ilk anda bize gösterdiği doyumsuz tepkiler. Yani her parçamız gibi zihnimizin de bir ilgiye ihtiyacı var. Zihnimiz ilgisiz kaldıkça bedelini bütün hayat boyu ödüyoruz.

Farkındalık, günümüzde birçok alanın ilgi odağı oldu. Bu konuda en derin ve en etkili çalışma aracı da mindfulness. Minfulness, bilinçli farkındalık olarak çevriliyor. Her iki kavramın özel anlamları var ve birlikte olduklarında harikalar yaratacak kadar duyarlı bir “biz”e katkıda bulunuyorlar.

Farkındalık, bilinçliliğin bir derecesidir: Kendimize, kendimizin dışından bakabilircesine kendimizi görebilme ya da kendimize tanıklık edebilmektir. Farkındalığa, kendimizi bir şeyler yaparken görüp onun hakkında bilgi toplayabilmek için ihtiyacımız vardır.

Daha farkında olmak, daha da bilinçli olmakla aynı değildir.

Farkında olmak, bilinçli olmanın bir parçasıdır. Bilinçli olmak içinse dünyayı deneyimlemeye ihtiyacımız var. Koşmalı, gitmeli, gelmeli, görmeli, orada olmalıyız. Bunlar olurken elbette ki seçeneklerimiz de var ve seçimler yaparak, ne yaparsak ne oluru da görebilmeliyiz. Böylece farkına varmaya başlarız.

Farkındalık, tanımakla ilgilidir. Yalnızca bilmek değil, hissetme gibi birçok şekilde içimizde belirecek şeyleri tanımaktır bu. Bir kere hissettik diye biz buyuz demekse çok yanlış olur. Bu, yağmuru görmek ve yağmurda kalmak arasındaki farktır. Yağmurda ıslanmak ve yağmuru güvenli bir yerden izlemenin farkıdır.

Farkındalığı baltalayan ilk konu, ciddiye almaktır. Kim bilir kaç kere, bazı şeyleri düşünüp, sonra da olmaz ki zaten deyip bırakmışızdır. İşte, bu davranış bir tür zihinsel aşıdır. Kendi kendimizi tedavi ediyor beynimiz böyle derken. Bunu yaparken bir düşüncenin yalnızca bir düşünce, bir duygunun yalnızca bir duygu olduğunu ayırt edebiliyoruz. Bir anda aklımıza geldi diye kim olduğumuzu hemen tanımlıyor veya karakter tipimizi gösteriyor değil. Hayat, bunlarında toplamından daha büyük. Hepimiz için bu toplamı tamamına erdiren faktörler de farklı. Bunları kendimiz veya bizi aynalayabilen biri ile çalışıp bulabiliriz rahatlıkla.

Aklımız bir şeyleri gözlerken hemen biliyorum diyebilir. Farkındalık ise onu tanıyıp, yargısızca görebilmektir. Farkındalık, aklın bildiğiniz bildiğini bilir ancak onun her şeye egemen olmasına izin vermez. Çünkü o zaman zihin her şeye baskın gelmeye başlar.

Zihnimiz düşmanımız değildir. Onunla dost olmak, onu eğitmek, onu “yetiştirmek” asıl amacımızdır. Böylece başkasından çıkarcasına sözler ağzımızdan döküldüğünde bunlar nereden çıktı demek durumunda kalmayız.
En basit tanımla, farkındalık, herhangi bir düşünceye ihtiyaç duymadan gözleyebilmektir. Her şeye bir etiket veya yargı vermek ihtiyacı duyunca düşünceler devreye giriyor. Bundan uzak durunca, zihnimiz huzurlu olmaya başlıyor ve yalnızca bir gözlemci gibi bu sefer gerçekten her şeyi görmeye, anlamaya, duymaya ve onların farkına varmaya başlıyor.

Herkes bunu yapabilir. Farkındalık becerimiz az olabilir. Sadece çalışmak yeterli olacaktır. Farkındalık, beyinle derinden etkili olduğu için onunda gelişimiyle çok ilgilidir. İki yaşındayken yaşadığımız olayları kaydetse bile çok az bir farkındalık kapasitesi olduğu için hatırlamıyor olabiliriz. Ancak yeterince, farkındalık hali ve çalışması ile bunları geri getirmemiz de olanaklı artık.

Beyin, her yandan hayatın bütünüyle ilişkilidir, izole ve ayrık değildir. Hayatsa büyük bir enerjidir: Farkında olan bir enerjidir. Bütün herkes, bütün dünya ve bütün evren, diğer evrenler ve oradaki her şeyle bile bağı vardır. Beynimiz, bu yüzden hayatın bütünlüğü ile bağlar içindedir. Bu bağlar, bize hisler, sezgiler, bilgelik, iç rehberlik olarak görünürler. Farkındalık, bunların arasında hiçbirine fanatik bir öncelik vermemektir.

Herkesin, beyni aynı farkındalık seviyesinde midir? Hayır. Herkesi özel yapan da bu zaten. Her canlının kendine özel bir kapasite ve seviyesi vardır. Her canlı ve herkesin farkındalık seviyesini geliştirmek de ona özel bir çalışma alanıdır. Toplu çalışmalara katılıp, herkesin farklı sonuçlar almasını da yargısızca görebiliriz. Bizim de kendimize özel sonuçlar çıkarmamız buna dayanıyor. Gittiğimiz çalışmalarda bazı kişilerin “oldu bu, ben anladım” ifadelerine rağmen, ben dördüncüdür gidiyorum kabullenemediğim bazı konular var demek son derece normaldir. Demek ki üzerine eğildiğimiz noktanın değeri çok hassas ve bize özel bir ritimde ilerliyor anlamına gelir bu. Bize özel ritmi ve derinliği görmek başta aklımızın becerisidir; onları yaşamaya tanıklık etmek de, farkındalığımızla ilgilidir.

Farkındalığımızı artırmak, onun içinde yeni seviyeler keşfetmek için neler yapabiliriz?

Farkındalık konusunda çalıştıkça, içimizde “şöyle bir yanım var”, “böyle isteyen bir yer var” gibi ifadelerle sık sık karşılaşmaya başlayacağız. Bu sebeple bazı yapabileceklerimiz yanında size bir de çalışma önerebilirim. Önce neler yapabiliriz?

Farkındalık, öğrenmeye dayanır: Bilmek, bilinci geliştirdiği için, farkındalık seviyemize hep özel bir etki yapar. Aklımıza gelen soruları cevaplayabiliyor olmak önemlidir çünkü bilemediğimiz konulara daha kolay esir oluruz.

Odak ve ilgi kayaklarımızdan kopmamalıyız: Odaklanabiliyor olmak, beynin bütün bedenden gelen ileti, his ve sezgilere açık kalmasını sağlar. Yaşama eyleminin büyük bir kısmını bu sağlıyor.

Gözlem ve paylaşma, farkındalığı artırır: Tanıklık etmek ve bu deneyimleri paylaşmak bizim ve herkesin içinde büyük uyanışlar, tanımlamalar ve anlamalara yol açacaktır.

Deneyimlemek için çabalamak: Her durum ona özel deneyimler içerecektir. Deneyimlemek, bize neler olduğunu, nasıl olduğunu, bizim bu sırada nasıl olduğumuz gibi birçok yanı ve içinde yatanı gözleyebilmemizi sağlayacaktır. Kaçınmayıp, tam tersine görme cesaretimizi artırmak iyi gelecektir.

Duygusal Zekâ ve Sezgisel Zekâ çalışmalarına zaman ayıralım: Hayat enerjimizin en kuvvetli titreşimlerini üreten parçalarımızı anlamaya ve içimizde daha berrak olarak nelerin yattığını anlamaya çalışmak farkındalık seviyemizi çok geliştirecektir.

Meditasyon Yapalım: Meditasyon, kendine özgü bir derin düşünme sanatıdır. O kadar doğal ve içten bir tavırdır ki, içimizde olanı hissedip hiçbir fazlalığa yer vermeden yalnızca olduğumuz gibi kalabilmeyi bize gösteriyor. Bedenimizde, ruhumuzda, enerjimizde ve çevremizde olan her şeye özgü farkındalığı bize getirebilen bu önemli yönteme zaman ayırmalıyız.

Şimdi de küçük bir çalışma:
Öncelikle yaptığınız çok basit bir eylemi seçin. Köpeğinizi gezdirmek, diş fırçalamak veya her gün işe giderken çantanızı toplamak gibi.

Seçtiğinizi yaparken, o eylemi yaptığınızın farkında varmayı deneyin. Her anında ne yaptığınıza özen gösterin
Yaparken, duygularınıza, hislerinize neler oluyor? Zihninizden ne geçiyor? Düşünceleriniz mi baskın? Duygularınız mı? Baskın olma sebebini nasıl yapıyorsunuz?
İçimizde bazı farklı yanlarımız bu sırada ortaya çıkıyor mu? Hangi özellikleriniz?
Çanta toplarken içimizdeki ısrarcı parçamız mı önce anahtarlarını koy ki hemen çıkalım diyor? Yoksa her şeyi toplayamayıp unutursan kötü olur diyen bir eleştirici yanımız mı bizi izliyor? Mükemmeliyetçi yanımız mı bize sürekli dalgınlık veren? Bütün bu yanlarımız birlikte nasıl duruyorlar?

Bu çalışma bize içimizde kopan bir fırtınada savrulduğumuzu ya da fırtınayı nereden izlediğimize göre bazı değerli göstergeler verecektir. Kendimizle olmak, onunla sonradan başbaşa kalmaktan çok daha olumlu ve güzel sonuçlar verir. Hangi aşamada olduğumuzu düşünürsek düşünelim, gayret verip kendimizi, farkındalığımızı ve enerjimizi seçmek bize en yararlısı olacaktır.

Sevgi ve ışıkla

  • Esin Batal
  • İletişim, danışmanlık, seans ve destek için:

Aşağıdaki formu doldurarak benimle iletişime geçebilirsiniz ?

Farkındalık nedir? Nasıl ilerletebiliriz?” için bir yorum

Yorumlar kapatıldı.