Duygusal Zekamızın Parçaları…

Zeka ve duygusal zeka… Son zamanlarda sürekli gündemde olan, iki kavram özünde birbirinden çok farklı! Duygusal zekamızın enerjimize etkisini biliyor muyuz?

Zeka, verileri analizlemek ve sentezlemek üzere bilişsel bir yetenek; eldekine göre ilişkiler kurmak ve sorun-çözmektir. Diğeriyse, hayatın tüm alanlarında kendisiyle arabuluculuk yapma yeteneğini sağlayan ve ilişkileri kurup, sürükleyen öğrenilebilen ve içimizde olan bir yetenek kümesidir.  Her iki özelliğimizin de çok farklı enerjik özellikleri bulunuyor. Örneğin doğada yüksek zeka belirtisi gösteren her canlının yakınlarında onun yaptıklarına adapte olan diğer canlı grupları kümeleniyor. Tilki ve kunduzların yaşam çevrelerine çekilerek gelen onlarca farklı tür bunun güzel bir örneğidir. Duygusal zekası yüksek canlıların ise yine doğa içinde kurdukları düzeneğe özellikle bitkiler ve hareket yeteneği yüksek canlıların duyarlılık gösterdiğini biliyoruz. Göçmen kuşların ve ormanların, bazı önemli eski kentler ve de spritüel merkezlere göre rotanın yanında şekil değiştirdikleri biliniyor.

Her iki özelliğimizi de kullanarak birçok farklı dünyaları yaratabiliyoruz. Seçmemiz yeterli, yalnızca.

Zeka, son zamanlarda bazı önemli tartışmaların ortasında kalsa da hala daha IQ testleri ile ölçülebiliyor. Ancak Duygusal zeka yani EQ, ölçebildiğimiz bir durum değil şimdilik. Yüksek IQ’lu kişiler için testlere bile gerek olmayabiliyor. Aynı şekilde, yüksek duygusal zekalı kişilerin de duyarlılıklarını ve becerilerini anlayabiliyoruz. Herkesin duygusal hassasiyeti ve becerileri de onlara özel olduğu için yine sonuçları da çok çeşitli olacaktır. Yıllardır kurumlar ve kişiler duygusal zeka ve parçaları üzerine çokça yatırım yapıyor.

Enerjik olarak her düşünce, duygu ve sezginin bir frekansı var. Sabit değiller ancak anlaşılabilir aralıklardalar. Kimi zaman kişilerin bir değeri için böyle düşünüyordu elektriğinden anladım gibi cümleleri bunlara dayanıyor. Her bir düşünce ve duygunun oluşturduğu hatta iki büyük titreşim var: biri hemen yakınımızda oluşturduğu etkiler (davranış, bedenin girdiği haller gibi), biri de uzak çevremizde oluşturduğu etkilerdir (grupları, uzakta bağımız olan kişileri etkilediği haller gibi). Bunlara, microkozmik alan ve makrokozmik alan diyoruz.

Duygusal zeka, ilk olarak mikrokozmik alanımızda hareketlenme oluşturuyor. Bu yüzden etkileri hemen yakınımızda görülmeye başlıyor. Ekonomik, bolluk-bereket, şefkat meditasyonları veya çalışmaları işte bu yüzden çok önemli ve bu ilkelere göre yapıldıklarında daha da başarılı oluyorlar. Hangi alan boyutunda bir değişim istiyorsak o konuda destek veya biriyle çalışmak konusunda adım atmamız çok önemlidir.

Herkesin IQ’su hayat boyu aynı seviyelerde bulunsa da, duygusal zeka (EQ) geliştirilebilir. Aşağıdaki parçaları çalışmak ve edinmek duygusal zekamızda özel gelişimlere sebep olacaktır.

1 – İlk parça, empatidir. Diğer insanların ne hissettiklerini anlama yeteneği, hepimizi daha duyarlı ve farkındalıklı hale getirir. Buradan başlayarak, daha anlamlı ilişkiler kurarız.

2 – Duygusal zekanın ikinci önemli parçası, her eylemimizin bir sonucu olacağının farkında varmaktır. Bu anlayış, hayatımızda daha bilinçli çözümler yapmamıza yol açacaktır. Aynı zamanda, gereksiz zorlukları da savuşturacak kadar olgun olmamızı da sağlar.

3 – Üçüncü parça, iyi yargı yeteneğidir. İyi düşünülmüş kararlar verebilme yeteneği ve kişilerin gerçekte nasıl olduklarını görebilme becerisi hayatın her alanında bizi başarıya götüren bir yol açacaktır.

4 – Dördüncü parça, kişisel sorumluluktur. Bir konudan kendimizi sorumlu tutabilir ve başkasını kendi durum ve hatalarımız için suçlamazsak, her şeyi daha iyiye çevirebilmek için güce kavuşuruz. Diğerlerinin saygısını kazanırız çünkü kendimize düşen kısmı sahiplenebiliyoruz demektir.

5 – Beşinci parça, içgörüdür. Kendimizi berrak ve apaçık bir şekilde görmek ve motivasyonlarımızı anlamak kişisel büyüme için olanak elde etmektir. Diğerlerine bakış açımızdaki içgörü de, ilişkilerde daha etkili olmayı öne çıkarır.

6 – Altı numaralı parçamız, zihinsel esnekliktir. Düşüncelerimizi değiştirip, başka perspektiflerden durumu görebilmek, katı görüşlülerin bulunduğu yerlerde daha başarılı olabilmeyi ve her ilişki biçiminde daha başarılı olabilmeyi getirir.

7 – Yedinci parça ise şefkat. Kendimize dürüst olmak zor da olsa, doğru tavır ve yaklaşımla daha başarılı olabiliriz. Bu tür bir şefkatle kendimiz için kişisel dönüşüm sağlayabilirken, başkaları ile ilgili olarak daha anlayışlı ilişkiler kurmamıza yardımcı olabilir.

8 – Sekizinci duygusal zeka parçası, bütünlüktür. Kendimizi adadığımız noktaları takip eder ve verdiğimiz sözleri tutarsak daha iyi-iradeli bir kişilik sergiliyor oluruz. Kişisel ve profesyonel hayatımızda güven ve başarıyı daha yoğun hissedebiliriz.

9 – Dokuzuncu parça, dürtülerin kontrolü dediğimiz parçadır. Konuşmadan veya harekete geçmeden önce düşünmek kendimizi çevreye nasıl sunduğumuz konusunda iyi hatta çok detaylı kararlar alabilmemizi bile sağlayacaktır. İlkel dürtüler veya duygulara göre hareket etmemek utanç verici olayları ve durumları engelleyecektir.

10 – Onuncu parça, memnuniyeti ertelemektir. Birçok şeye sahip olmak elbette memnuniyet verici, tatmin edici bir durumdur. Ancak dikkatli düşünmeli ve hayatın bütününü etkileyen hayat amacı gibi konuları ertelememek çok önemlidir.

11 – On birinci parça, azimli olmaktır. Zor geldiğinde bile bir şeylere karşı koyabilmek ve onunla kalıp tamamlandığını görmek herkese ne kadar potansiyel sahibi olduğumuzu gösterecek konulardan biridir. En küçük bir direnç veya karşıtlık geldiğinde bile aynı konuda ve noktada kalabildiğimizde kendimize güç ve çalışma alanları da açıyor olacağız.

12 – Duygusal zekanın on ikinci parçası, cesarettir. Fiziksel eşitlerine zıt olarak duygusal cesaret kendini, gerçeği görebilmek, doğru olanı yapabilmek, kalbini açabilmek ve zayıflıklarını kendine ve herkese açabilmek korkutucu gelse de en büyük gücünü bu hareketlerle gösterir. Diğerlerinin de sizi onurlu ve özel bir yerde görmesine yol açar bunlar.

Bütün bu parçalar, duygusal zekamızı oluşturmak üzere çeşitli sıralamalara girerler. Yüksek bir EQ ile en sıradan gözüken insan bile büyük bir avantaja sahiptir. Böylece kimsenin de sıradan olmadığını bir daha anlayabiliriz. Tabi ki onsuz da, en muhteşem zeki insanlar da büyük bir dezavantaj durumuna düşeceklerdir.

Mikrokozmik alanımızda biri ile bile dahi çok şaşıracağımız değişikliklerle başlayıp, her birinin makrokozmik etkileriyle de herkese harika etkilerde bulunabileceğimiz parçalarımıza açılmak için hepimizi cesaretlendirmek isterim.

Sevgi ve ışıkla

  • Esin Batal
  • İletişim, danışmanlık, seans ve destek için:

Aşağıdaki formu doldurarak benimle iletişime geçebilirsiniz ?

Duygusal Zekamızın Parçaları…” için 2 yorum

Yorumlar kapatıldı.