Bir Sabah Mesaji

Uzun zamandır İstanbul’da yaşayan, yazılar yazan, zamanını İstanbul’la ve enerjisini her renkten, dinden, milletten insanlarla paylaşan biri olarak düşündüm de biraz daha paylaşım, sinerjiyi arttırır. Sinerjinin arttığı yerde enerji de artar 🙂

Saymadığım kadar uzun zaman oldu İstanbul’da nefes almaya başlayalı. Ancak yine de İstanbullu değilim. Bir dünyalıyım ben, sınırlardan bağımsız. Bir çok bölgesinde yaşadım bu güzel şehrin. İnsanları samimiyetsiz bulup, onca emek verip yaşam alanına çevirdiğim mekanlardan, ışık hızında ayrıldığım da oldu. Yıllarca gitmek istemediğimde. Şimdi nerede yaşıyorsun? soruları belirebilir zihinlerinizde. Biraz sabır…

Şuandaki nefes alma mekanımın bendeki tarihi biraz eskilere dayanıyor aslında. Büyüme dönemlerimde, Kadıköy – Acıbadem arasındaki yürüyüş yolumda, “hava kararmadan geçsem iyi olur” dediğim bir alan. Gerçekte ise yaşanmışlıkları ile İstanbul’a yön veren yerlerden. Eskinin unutulmuş, yeni zamanların tekrar hatırlanan bölgesi. Tarihi Yeldeğirmeni Mahallesi! Biraz reklam gibi olacak ancak Tarihi Yeldeğirmeni Mahallesini, yeniden restore ederek eski haliyle bizlere sunanlara, özellikle de burada yaşayan, yazıya ilham veren ve enerjisiyle olumlu kalmamıza destek veren tüm canlılığa, sevgiyle teşekkür ediyorum.

Geçenlerde bir gün, günün erken ağardığı saatlerde, Rasimpaşa üzerinden Kadıköy’den iskeleye inen en işlek cadde de yaşadığım, yüzümde tebessüm içimde de ferahlık yaratan bir olayı anlatacağım. Mahallemizde kedi kavgalarında bir gözünü kaybetmiş, kulakları da biraz ağır işiten, sevgili tombak kedimiz aheste bir şekilde yolda karşıdan karşıya geçiyor. Her adımı yaklaşık 2 dk. Bir adım atıyor, sonra duruyor. Soluklanıyor, sonra bir adım daha. Sonra bir etrafına bakıyor. Sonra ağır ağır bir adım daha atmak için patisini kaldırıyor. Sonra sebepsiz duruyor ve bekliyor… Yolun kenarında işine giden beyefendi, mahallemizin kedisini  “hadi ama herkes işe gidecek” diyerek karşıdan karşıya geçmeye ikna etmeye çalışıyor. Ben bir canlının yaşam alanına müdahale etmeden, karşıdan karşıya geçmesi için bekliyorum. Arkamda ise sıralı dizi araçlar. Hadi canlandırın gözünüzde. Sonra ne mi oldu? Aslında ne olmadı demeliyim. Hiç korna çalmadı. Kimse çıkıp bana argo sözler sarf etmedi. Kedimiz, kendi hızında karşıya geçti. Ben tanımadığım beyefendiye “iyi günler” deyip, gülümseyerek el salladım. Herkes yoluna devam etti.

Kimilerinde göre önemsiz gelebilecek bu anıda benim için büyük bir değer yatıyor aslında. Yaşadığımız ve şehir adını verdiğimiz bu kadar büyük alan içerisinde; bazı değerlerin hala yaşadığı, canlılığın içindeki sevgi …

Yaşadığım olayla ilgili duygu ve düşüncelerimi çok güzel anlatan, Ina May’in oldukça ilham veren bir sözü var. “Bir yerde ne kadar çok doğru şey yapılırsa o kadar çok sinerjiyi arttırır”. Herkes bireysel olarak doğruyu yaparsa olumluya değişim için gerekli sinerjiyi oluşturabiliriz. Ne dersiniz?

Sevgi ve ışıkla

Bir Sabah Mesaji” için 2 yorum

  • 29 Aralık 2016 tarihinde, saat 21:39
    Permalink

    Küçücük gibi duran, kalbimi yikayan, ruhumu okşayan, Burnumu sızlatan, içimi ferahlatan, yarına daha umutlu baktiran kocaman cümleler. Sürekli olumsuz seyleri paylasmak yerine guzellikleri okumak ve yaşandığını hissetmek. İyiki varsınız . Teşekkürler. Sevgiyle.

    • 3 Ocak 2017 tarihinde, saat 15:38
      Permalink

      Fersun Hanım merhaba,
      Bu tarz güzellik ve olumlulukları hep beraber paylaşalım. Sizde iyi ki varsınız, teşekkür ederim.
      Sevgi ve ışıkla

Yorumlar kapatıldı.