27 Ocak Yeniayı: Koleksiyoncunun Çantası!

Hepimize bir noktada ilham vereceğini düşündüğüm bir öyküyle başlamak istiyorum:

“Günün birinde, bir koleksiyoncu yaşıyormuş. Seyahatlere çıkıp, değerli veya sahiplerinin değerinden haberi olmadığı birçok sanat eserini toplarmış. Geri geldiğinde evinin yanında, galeriye dönüştürdüğü bir salona bu eserleri uygun bir şekilde koyar, istediklerini kendine alır, kalanını da satarmış. Özellikle büyük yeteneklerin veya eserlerin peşine düşmezmiş. Hayatın detaylarını anlatan her şeye kapısı açıkmış. Son gezisinden oldukça güzel parçalarla dolu bir çantayla dönmüş geri. Hem sanat eserleri, hem de anlatacak öyküleri olduğunu düşünüyormuş. Ertesi gün galeri yaptığı yerden sesler duyduğunu düşünüp oraya doğru gitmiş. Kendi boyuna yakın birisinin elinde eski bir süpürgeyle orayı temizlemek için uğraştığını görmüş. Evde ondan başkası olduğunu unuttuğunu sanmış bir an. Ancak ondan başkasının olmadığına emin olunca, merak ve endişe ile kim diye bakarken aynaya bakar gibi kendisine çok benzeyen birisini izlediğini anlamış. Korkmaktan vaz geçip, yavaşça sormuş, “Ne yapıyorsun burada?” Diye. Meşgul gibi gözüken adam, “buraları derleyip toplamayalı çok olmuş” demiş. Koleksiyoncu, şaşırdığı kadar omuzlarını düşürerek evin içine doğru geri birkaç adım atarken, uyanmış. Soluklandıktan sonra, evi gezmiş yine. Bu sefer yeterince bir süre uyanmayınca anlamış ki, başkalarının eserlerini, hayatlarından detaylarını toplarken onlar kadar değerli olan başka şeyleri gözden kaçırmış. Mutfağa dönüp, bir sonraki gezisinin kısa sürede biten bir yürüyüş olmasını düşünmeye başlamış; Örneğin evin içine doğru …”

27 Ocak Yeni ayı, 2017’nin kuvvetli etkileri için sakin bir giriş oluyor. Bu sakinlik bir şeyler olmadığını göstermiyor tabi ki. Tam tersine, eğer yüksek sesli bir gürültü kopmuyorsa emin olalım ki çok değerli olaylar oluyordur. Bu seferki yeni ayda da, bahar dönencesine kadar büyüyecek olan bir takım etkilerin başlangıcı geliyor hepimize.

Bu zamana kadar, her yerde yeterince yazılıp çizildiği kadarıyla uyanmak, yeniden doğmak, değişimlerin başlangıcında olmak gibi 2017’ye atfedilen birçok söze bolca rastladık. Şimdi bu yolların içine bakmaya başlıyoruz 27 Ocak Yeni ayı ile. Önemli olan eskisinden daha büyük düşünebilmek olacak. Herkes için her zaman kolay olmayan bu konu için birbirimize de destek olma zamanı geliyor. Yeni ayın kendisi bir başlangıç. Bu yüzden de, biz başlarken başkalarının da başlamalarının ve başlatmalarının parçası olacağız. Buna ne kadar hazır hissettiğimizi de pek sormayacaklar çünkü onlar da bizimkilerin bir parçalarını oluşturuyorlar. Yeni ayla beraber, birliktelik veya birlik olmak kavramları eskisinden daha iç içe olmaya başlıyor.

Tam yeni ayın olduğu gün aynı zamanda, bütün dünyadaki canlılarla aramızda bağ kurduğumuz yanlarımızın değişime başlıyor. Bu bir yaklaşım tarzı değişikliğini anlatıyor bizlere. Her şeyle kurduğumuz bağ biçimleri değişiyor, değişmek zorunda da zaten. Neden mi? Cevabı kolay; koleksiyoncu hikayesinin sonu gibi aslında. Herkesin eserlerini, enerjilerini biriktirirken asıl biriktirdiğimiz halde görmediğimiz ve bizi çoktan beri değişime iten bir birikimimiz var. Yeni ayla beraber bu birikime bakıyor olacağız. Elbette, kimimiz belki de uzun zamandan beri bu birikime bakıyor olabilir. Ancak birikime baktığımızı düşünmek yerine başka bir düşüncemiz olabilir.

İstediğimiz bu mu?

Yani baktığımızın adını değiştirmek mi?

Onun ne olduğunu görmek istiyor muyuz?

Bu yeniayın en önemli temalarından biri de çevremizde birikenler olacak. Her yerde, önümüzde, yanımızda, arkamızda, uzakta veya yakında birçok şey var biriktirip oraya koyduğumuz. Yeniay ayın hiç gözükmediği yani ışıkları söndürmüşüz gibi olan bir evresi. Işıkları yaktığımızda her şeyin orada olduğun görüyor olacağız. Önemli bir nüansla, eğer orada olduklarını görmeyi seçersek.

Birçoğumuz için son zamanlar zor veya bol hareketli geçmiş olabilir. 2016 çok farklı şeyleri gördüğümüz bir yıl oldu hepimiz için. Bunun en büyük sebeplerinden biri ayağımıza takılan veya önümüzde olan bu birikimleri tam olarak seçemememizdi. Artık tam da nerede olduklarını görebiliyor olacağız. Nasıl mı? Aslında çok yalın bir cevabı var: Çalışmamız gereken en önemli alan kendimiziz ve özen gösterme zamanı ona geldi. Hala daha kimimiz için bu biraz da alevli bir konu olabilir. Birbirimizle açıklıkla paylaşalım o zaman: Bu yeniay, bu konudaki son önemli dönemeçlerden biri. Omuzunuzum üstünden bir bakalım çünkü kendimizle ilgili hiçbir detayı kaçırmak istemeyeceğizdir. Asıl en önemli detay onda, yani bizde yatıyor. Ve işte yeniayda da kendimize bakmaya başlamak için çok önemli bir zamana geliyoruz.

Uzun süredir açıkça ertelediğimiz konulara bakmak için doğru bir zamandayız. Bu hepimiz için geçerli. Son yıllarda gittikçe artan içte birikenler kaynaklı sorunlarla daha da sıkça karşılaşır olduk. Herkes böyle davranırken bu tür sorunların bitmemesi elbette çok doğal. Bunun anlamlarından birini sizlerle özellikle paylaşmak istiyorum. Eğer böylesine etkileri görmezden gelmeye devam edersek, kendimiz diye sandığımız kişinin asla biz olmadığını hiç bilmeden hayatımıza devam ediyor oluruz. Hayatımızın ileri zamanlarında bile hobimiz diye adlandırdığımız bir alışkanlığın bambaşka birinin düşüncesi olduğunu düşünmek sizce nasıl bir duygu? Kolay olmasa gerek. İşte bu yeniayda, fark etmek, daha farklı açıları –hatta gerçek kendi açılarımızı – bulmak, hayır böyle olmasını istemiyorum demek için adım atmak, karar vermek ve başlatmak için en uygun zamanlardan birindeyiz. Hatta bu zamanı değerlendiremezsek yaklaşık olarak aynı etkiyi 7 yıl sonra ancak bulabiliyor olabileceğiz.

Görünüşte ağır tonajlı değilmiş gibi gözüken böyle olaylar aslında çevrelerinde uyandırdıklarıyla tanınır hale gelirler. Son zamanlarda kalabalıkları etkileyen birçok olay olmaya başladı. Hepimiz tün dünyada bunları takip edebiliyoruz. Birçok ülkede bir takım olaylarla yalnızca bir iki kişinin değil, yüzlerce, kentlerce insanın tepkisi yükseliyor. Önemli olaylar aslında içimizde olurken çevreye olan etkileri onlardan daha çok dikkat çekiyor. Böylece, yine içimizde küçükmüş ya da şu an önemli değilmiş gibi hissediyorum diyebilmek üzere yanılabiliyoruz.  Farklı bir açıdan bakıp, durdurduğumuz bu hisleri görmemiz gerekiyor. Yeniay bu konuda çok verimli bir etkiden bulunuyor: Gözlerimizin, zihnimizin ve duygularımızın açılması için bizlere yardım ediyor. Bu çağrıyı kabul etmeye ne dersiniz?

Yeniayın bir de farklı bir etkisini görebilmek için yol aralamak istiyorum. Her zaman dünyayı canlı renklere boyayan bir dille düşünmek, yararlı bir davranış değildir. Bazen soluk renklere boyamak isteyenleri veya boyananları da görmemiz gerekir ki, duruşumuzu ve enerjimizi güçlendirelim. Bu yeniayın etkilerine açılmak sırasında çeşitli başka etkilerle karşılaşabiliyor olabileceğiz. Özellikle yeni başlangıçlar konusunda sorunlar yaşarken kuvvetlenebilecek şeyler bunlar. Hislerden uzaklaşmak, ders çıkarmakta zorlanmak, dikkat dağınıklığı yaşamak ve başkalarından onay veya bir cümle duymadıkça emin olamamak. Bu etkilerin bir ortak noktası var, seçebiliyor muyuz? Hepsinde kendimizden uzak durmak yatıyor. Bu sebeple bu yeniay bizlere bir soruyla yardımcı oluyor:

En kuvvetli, sevecen ve neşeli yardımcını hatırlamak ister misin?

Biraz ciddi ve yoğun konuların doğduğu bu yeniayla beraber, bu soruyu cevaplayarak mutlu, enerjik ve daha coşkulu hissedebileceğiz.

En değerli koleksiyoncu çantamızı açıp bir yolculuğa çıkmaya hazırız artık. Çantanın içindekilerin her birinin eşsiz değerlerinden yararlanarak değişimlere doğru yola çıkmayı seçmek bu yeniayın en güzel hediyelerinden biri olacak.

Sevgi ve ışıkla

  • Esin Batal
  • İletişim, danışmanlık, seans ve destek için: [email protected]
  • M: 0.530.386 44 74

Aşağıdaki formu doldurarak da benimle iletişime geçebilirsiniz ?