26 Şubat Yeniayı; Bilgi Dolu Fısıltılar!

Baktığınız her aynada farklı birini görebilir misiniz?

Eski birçok inanca ve felsefeye göre, ay, dünya karanlıkta kaldığında ona ışık vermek için var. Yani ayı, güneşi göremediğiniz zamanlarda başvurulacak en önemli kaynak olarak görüyorlardı. Işığı görebilmek, “hayat” anlamını taşıyordu. Güneşten gelen ışık, hayatı anlatıyor, yani bir hayat görüşünü sembolize ediyor bizler için. Ay da, güneşin temsilcisi veya o yokken bizlere başka mesajlarla gelen bir diğer kaynaktır. Elbette ki, ayın da güneşten farklı ve bambaşka mesajları var. Ayın dünyaya olan etkisi için bugüne kadar yapılmış on binlerce araştırma var. Her birinin altında ortak bir düşünceyi bulabiliyoruz. Ayla birlikte yaşıyoruz ve etkileşim içindeyiz. Ay, dünyanın tamamını ve konumuna göre parça parça her bölgeye ayrı etkiler veriyor. Yeniay, yani ayın bile ortadan kaybolduğu gün, hangi mesajları ve etkileri alıyoruz?
İşte bunun cevabının çok özel bir hal aldığı bir güne geliyoruz. Bu özel hali yine özel aynalara bakarak bulmak için bir “yolculuğa” çıkalım.

26 Şubat yeniayı, Maya yıldızlarının ve I’ching’lerin içinde sıra dışı bir kesişime geliyor. Her iki bakış açısıyla da yeni, şimdi ve eskinin (geçmiş, şu an ve geleceğin) kesişimlerinden birine işaret ediyor. Bir tür karma çeşmesi gibi her yönden gelen etkileri birleştirip bizlere vermek için etkilerini sunuyor. Bu etkilerin doğasına ve aynı yeniaydan gelmelerine rağmen her birinin aynasına baktığımızda farklı bizler görmeye yarayan yeni enerjileri alıyor olacağız. Her bir aynadan bize fısıldananları temalarına göre gruplayarak bakalım hep beraber.

1. Tutulmalar, dünyanın elektromanyetik alanında değişimlere ve bozulmalara sebep olurlar; bizler de üzerinde yaşadığımız için bu durumdan derince etkileniriz. Bu etkiyle, yeniaydan birkaç gün önceden başlayan gelgitler yaşayabiliriz. Duygu, düşünce ve hislerimizin durmaksızın, kendilerine özgü bir denge bulana dek geri gelip, tepki verip hiç durmadan dalgalandıklarını görüyor olacağız. Bu dalgalanmaları önümüzdeki 6 ay boyunca yaşamaya devam ediyor olacağız. Bu enerjik hareket, beslediğimiz evcil hayvanlardan bitkilerimize kadar birçok canlının da daha önce alışık olmadığımız gibi davranmasına sebep olabilecek. Bugüne kadar köşesini çok seven menekşelerimiz ya da her parka çıktığında aynı yerlerde yuvarlanmayı seven köpeğimiz bu seferlik bunları sevmeyebilir bir süreliğine.

Buna tutulmanın yeniyi hareket ettirme gücüde diyoruz. Bu aralar yapabileceğiniz her türlü enerjik, düşünsel ve duygusal çalışmada bu tür yenilikleri veya değişiklikleri çok fazlaca görebileceğiz. Yepyeni yorumlar ve görüşleri üretebiliyor olabileceğiz. Bu oluşumlara hazırlıksız da olabiliriz, çünkü iyi bildiğimiz ve hep olduğunu söylediğimiz şeyleri başka şekillerde ifade etmek içimizde hata mı yapıyorum korkusuna getirebilir bizleri. Hayır, hata yapmıyoruz! Yeni alanlara hareket ediyoruz. Tutulmanın, yeni ayın da etkileriyle yeniyi hareket ettirmeye başlıyoruz.

26 Şubat yeniayı, hepimize bir takım fısıltılar getiriyor olacak; Bilgi dolu fısıltılar. İnce ve ruhumuzdan, enerjimizden gelen bu fısıltıları dinlememiz çok önemli olacak. Bu fısıltılara dikkatimizi ve ilgimizi vermeyi seçersek bu dünyadaki yolculuğumuz için şifa getiren etkileri yaşamaya başlıyor olacağız. İç veya dış yaralanmalarımızı düzeltebilmek, bu şifayı alabilmek için reddedilen, sevilemeyen ve kabul edilemeyen her şeye bakım verebilmek ve kendimize yakınlaşmak gerekiyor. Kendimize yakınlaşırken, affetmek, duyarlılık, şefkat ve empatiyle adımlar atmamız gerekecek. Her birinin yöntem ve içlerinde yatan hazineleri zaten adını andığımız o bilgi dolu fısıltılarda duyabiliyor olacağız.

26 Şubat yeniayı, bizlere, bu yazıma başlarken yazdığım veya Maya ve Çin I’ching’lerinden bahsettiğimde olduğu gibi eski dünya hikayelerinin asıl altında yatanları görmeyi getirecek. Artık, binlerce yıllık öğretilerin altındakileri daha iyi anlıyor olacağız. Araştırma, öğrenme ve deneyimleme konusunda büyük olanak ve fırsatları yaşıyor olacağız. Bunlara açılmayı elden hiç bırakmamalıyız.

Bu yeniay, teslimiyet ve kendimizi akışa bırakmak konularına ışık getiriyor. Olayları, insanları, düşünceleri ve duyguları kontrol etmeye ve değiştirmeye çalışmaya, direnmemiz gerekiyor. Kısacası akışta kakmalı ve müdahaleyi bırakmalıyız. Çünkü bu tür eğilimler değişimlerin bizlere verebileceği korku ya da endişe zamanlarında daha da derinden gelebilirler. Bize destek olaraksa “dur demenin gücü” hemen önümüzde, uzanıp almamız yeterli olacak. Yenileyici, başlatıcı, yanlışları temizleyici, karma çözücü, bilme, sezme ve hissetme becerilerimizi akışı gözlemeye vermemizi destekleyen bir enerjinin içine giriyoruz. Her şeyin olası olduğunu hatırlamamız gerekiyor. İnandığımız şeylere yapışmak, bizleri istediğimizi elde etmekten alı koyacak. Bu tür sözleri hem bu yıl hem de bu aralar için çokça duyuyoruz. Ancak yeni olan ve başlangıç dolu olanın özelliklerine pek değinmiyoruz. Asıl nüans da burada yatıyor. Hiçbir şey bizi hazır beklemiyor. Bunu görmek ve bu özel zamanların özel hediyelerine açılmak için özel bir titreşimle de hareket etmemiz gerektiğini anlamak gerekiyor.

2. Bu yeniay etkilerinin olduğu süreçte neredeyse bütün evren, bize sesleniyor olacak. Seslenmenin temelindeyse, bize ait özel bir püf nokta yatıyor. Yine bu aralar sıkça duyduğumuz yin-yang, doğum-ölüm, bırakma-alma gibi adların verildiği bir şeyden bahsediyorum. Bu isimlerin hiçbiri yanlış değil, ancak yeterli de değil. Daha derin bir enerjiye, akışa açılalım ve orada görelim. Özde olan, ayrışma ve bütünlenme hareketleridir. Yeniayla beraber, kendimizi bir puzzle/bulmaca gibi düşünebiliriz. Her parça yerine oturunca üstlerine basılan resmin tamamının göründüğü bir bulmaca. Yeniay bizlere bu bulmacanın eski resmi değil yeni bir resmi gösterebileceğini anlatıyor. Bu yüzden de, parçaların çevresini gevşetip yeni şeyler anlatmasına izin vermemiz çok önemli olacak. Bugüne kadar hep aynı yere ve aynı detaya oturan parçaları değişir mi? Evet! Çünkü o parçaların zaten değişmek için yapıldığını görüyoruz. Yeniayın etkisiyle, o parçaları oldukları yerlerden ayrılıyor ve uçlarının daha farklı ve yeni şekilde bütünlendiği bir hale geliyor. Örneğin, eskiden içimizde korkuya sebep olan bir düşüncemiz olduğunu düşünelim. Artık, bu düşüncenin yalnızca başkalarına anlayış göstermeye yarayan bir yere gelmesini izleyebiliyor olacağız. Her karşılaştığımızda üzerimize atlamaya hazır sandığımız bir hayvanın bize aslında içinde yaşadığı ormanın yok edilmesini anlatmak için panikle bir şeyler anlattığını görebiliyor olacağız. Her parçanın, her enerjinin kendi bir yolu olduğunu daha açıkça ve hızlı anlıyor olacağız.

26 Şubat yeniayının fısıldadığı en değerli şeylerden biri de, bu kadar duyarlı hislerimiz olduğunda neler olacağı. Bir takım sorular veriyor olacak bize. Bu derece duyarlı olmaya başlayalı bir süre oldu elbette. Son bir yıla yakın bir süredir yoğun, anlık ve hassas değişimler ve de dalgalanmaları yaşadığımızı fark etmişizdir birçoğumuz. Her yönden ve herkesten geleni algılamakta gittikçe gelişiyoruz. Oturup izlememiz için çok olumlu bir tablo bu tabi ki. Bu kadar çok alıcı olmak konusundaysa, bir anafor anı gelebilir. Hangi duyduğumuz kimin? Ya da hangi düşünce, duygu veya his kime ait? Çevremizdekilere ait birçok şeyi yaşıyor ve taşıyoruz. Enerji merkezlerimiz kimi zaman alıcı olmaya daha yatkın olabiliyorlar ve kendimizi dışarı verebilmekten çok başkalarından geleni kendimize doğru alıyoruz. Bu da çok ağır yükler anlamına geliyor. Bu yeniayın coşkulu adımlarıyla bu yüklerin çok büyük bir kısmından kısa sürede, kalanlarından da bir yıla yakın bir zamanda arınıyor olacağız. Buradaki püf noktaysa, alıştığımız yüklerin gitmesi için alan açınca korkuya kapılıp eskisinden de fazlasını geri almamak olacak. Bolca enerji, beden-zihin ve ruhsal çalışma yapmaktan büyük yarar göreceğiz.

26 Şubat yeniayının, arındırıcı, temizleyici ve yenileyici enerjisiyse bir diğer fısıltıya kulak vermemiz için, kendimizi sessizce dinlememizi öneriyor. Eğer hayatlarımızda değişen en ufak bir şey için bile, bir sorun çıkıyorsa ya da hisler ve olaylar geri geliyorsa tereddüt etmeden başa dönüp gözden geçirmemiz gerekiyor. Dünyanın en eski enerji akış biçimlerinden biridir bu. Tarihteki birçok ünlü sabır, azim ve başarı gerektiren olayları düşünelim. Başa dönüp yeniden denenmemiş olsaydı, bugün onları biliyor olur muyduk? Başa dönüp yeniden ilk basamaktan bakmayı hatırlamamız gerekiyor olacak. Çünkü böyle zamanlarda, tam tersini anlatmak için geri gelen ve gitmeyen çok şey olacaktır. Kolayı değil, zoru seçmenin ödüllendiren olduğuyla yüzleşmemiz gerekecek.
Geçtiğimi Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında yaptıklarımızı hatırlıyor muyuz? O günlerin birikimlerini hatırlamamız çok yararlı olacak çünkü bu büyük yeniden doğma zamanlarının son adımları olarak gerginlikler içinde birçok savrulan izi toplamış olabiliriz. O dönemlerde sahiplendiğimiz düşünce, duygu ve hislerin yenilenme ve başlama değil, tam tersine bazı arkada bırakışları anlattığını fark edebiliriz.

3. Bu yeniayın belki de en keskin mesajlarından biri de, eğer içimizde, kalbimiz, sezgilerimiz ve düşüncelerimizin bağlı olduğu yerleri, uyanışlarını ve iç gözlerimizin gördüklerine dikkatimizi vermezsek aslında hiçbir ileri adım atmıyor olduğumuzdur. Geçtiğimiz ayların dolunay, yeniay ve dönence hareketlerinde birçok kere dişil enerjiler ve hareketler vardı. Sırada bu yeniayla gelen eril bir pencere geldi. Bu pencere bize çok açıkça özümüzle, enerjimizle görmüyorsak aslında hiç görmediğimizi anlatıyor. O zaman gördüklerimiz?  Ve Gördüğümüze inandığımız şeyler nedir? Hemen söyleyelim; doğmaya çalışan ancak tam olgunlaşmamış her şey, heyecanlardan isteklere, yarardan çok zarar getiren alışkanlıklardan gerekli önemi alamamış içimizdeki parçalara kadar her şey. Bu yeniayda, sonuçlarını hemen beğenmesek de, esasen hoş sürpriz ve şoklardan bol bir şey yok. İçimizden yansıyana, sezgiye ve yüksek benliğimize dayanan her şey bize bir adım verecek. Bu adımların dışında kalanlarsa, yeniayın enerjisini erteliyor olacaklar. Sonuca odaklanıp, içimizdeki dünyaları unutmak, yeniayın güçlü etkilerine uzak kalmayı getirecektir.
Bunu olumluya çevirmek için, yeniay küçük gibi görünen büyük görevler esinleyebilir bizlere: Bu yeniayla beraber, yakınlarımızda olan ve gizli kalmış bağlarımızı gerçek halleriyle yeniden hissetmemiz, onları yeniden keşfetmemiz çok önemli olumlu alanlara açılan görüler getirecektir. Bu görevi üstümüze almaya ne dersiniz? Görmezden geldiğimiz, belki de daha önce hiç keşfetmediğimiz kişiler ve bizlerin hayatlarındaki bağları çok önemli yerlere ışık tutabilir. Bu büyük bir eril-dişil dengesini anlatıyor aslında bize. Dişil enerji, yeniayda olduğu gibi dingin ve derinden (gökte görünmeyen yerinden) bizlere sesleniyor. Dişil enerji, her şeyin altında ezilme der gibi ayın içinde oturuyor, burada olmak iyi diyebiliyor ve eril enerjiyse onu yine ışığa çekiştirip çıkarmak için uğraşıyor. Böylece yeniden araştırmalı, ayaklarımızın dibinden başlayarak (tereddüt etmeden başa dönerek)ileriye adım atmalıyız. Bu dişil ve eril etkileri birbirine ekleyince, işte yeniayın başlangıçlar anahtar sözcüğünü daha net görebiliyoruz.
Bir zen döngüsü gibi:

Başa giderek sona,
Geri giderek ileri ve
Kışa giderek yaza varırız.

Yeniay, büyük rüyalar getiriyor olacak. Hem görmemizi istiyor, hem de gördükçe veriyor olacak. Bu da bizlere diğer pırıl pırıl ve değerli bir etkiyi veriyor. Bir şeyi sadece istemek ve düşlemek değil, neden istediğimizi, neden ona o kadar büyük roller biçtiğimizi de bilinçli bir şekilde içimizde oturtuyor olmamız gerekiyor. Nedenler, kuvvetli ve bereketli başlangıçlar için çok gerekli maddelerdir. Olumlu enerjilerimizi onlara aktarıp yeniayın fısıltılarındaki bilgilere, tavsiyelere, değerlere, hazinelere ve hikâyelere açık olmalıyız.

26 Şubat yeniayının içindeki ve içimizdeki gerçek mesajları seçmeye ne dersiniz?

Onları, her şeyinizle seçin;

Zihninizle,
Kalbinizle,
Sezgilerinizle,
Işığınızla,
Akışla,
Başa dönebilme gücünüzle,
Sizin olanlarla,
Yenilerinizle,
Ve bilgiler getiren fısıltılarınızla.

Sevgi ve ışıkla

  • Esin Batal
  • İletişim, danışmanlık, seans ve destek için: [email protected]
  • M: 0.530.386 44 74

Aşağıdaki formu doldurarak da benimle iletişime geçebilirsiniz ?

26 Şubat Yeniayı; Bilgi Dolu Fısıltılar!” için bir yorum

Yorumlar kapatıldı.