14 Kasım Süper Dolunayı: İstemenin Büyüsü

Sürekli bir şeyler istemek insanın doğasındaki bir özellik. Bunu değiştirmek genetik yapımızdan dolayı mümkün değil, ancak bunu kullanmak tabi ki de olanaklı. İsteklerimizin şekillenmesinde doğal, insanlardan ve kaynaklardan yani şartlardan kaynaklanan çok şey var. Bunların hepsi yerine göre öne çıkıp geliyorlar. Böylece her etkiyi de özgürce yaşıyoruz. Bu çeşitlilik içinde kendimizi ortaya koymanın da bin bir yüzünü görüyoruz. Bu kadar istekli olmasaydık, insanlık bugünkü haline gelmezdi. Hem kendimize hem de kaynaklarımıza güzelce bakmalıyız. Bakmalıyız çünkü bu dolunay bize düşünce ve isteklerimiz için önemli enerjilerle geliyor.

Engellere takılan ve bıkkınlık hissi veren isteklerle dolu olabildiğimiz gibi, yalnızca isteklerimizle bile her şeyi bize getirmeyi başarabiliriz. Peki, o zaman nasıl istemeli? Bu gerçekten, büyük bir konu. Her inanç veya gelişim disiplini kendine göre prensipler veya biçimler ortaya koyuyor. Enerjik anlamda ise isteğin frekansını anlamak ve kendi enerjimizi çalışmak en değerli yerdedir. Kendimizi tam anlamıyla kullanmazsak doğru istek ve sonuçlar bize ulaşmaz. Anlık olarak bunları aldığımızı düşünmenin bedellerini, sanırım hepimiz tahmin ediyoruzdur.

Bu dolunayda, derin bağları olan biçimler öne çıkıyor. Zaten yakın bir zamandan beri zihinsel enerjilerle derin açıklama etkilerini günle gelen yazılarımda yazıyorum. Oldukça alıcı ve dişil enerjilerle çalışıyoruz bu aralar. 11:11 (11 kasım) etkisi de buna dahil. Kış mevsiminin de buradaki katkısını göz ardı edemeyiz tabi ki. Kış mevsiminin bazı önemli enerjik özelliklerinden sık sık söz ediyoruz. Bu süper dolunayda, duygusal denge ve sağlık konularımız daha kontrol altında olacak hepimiz için. Süper dolunayın bize anlattığı bu konudaki parıldayan bir detay var. İsteklerimizin inanılır olması ve önceden yaşananlarla destekli ve de bağ kurmak için değerli bir amaca odaklanması çok önemli. Bunlardan ötede istek değil zararlı inanç olmaya başlayabilir. Bu dolunay ortaklaşa istemeyi de beraberinde getirdiğinden, bu konularda birileri ile çalışma yapmak için adım atarsak da başarılı bir döneme başlayacağımızı söylüyor. Yani şifa, terapatik yaklaşım, çözümü elde etmek niyetiyle birlikte adım … vs. için değerli bir zemin de var bizlere.

Süper dolunay, hepimize bazı önemli soruların enerjilerini de veriyor.

Bu enerjilerle yaşadığımız etkiler için, gerçekten istediğim bu mu?

Bunu “ben” mi istiyorum?

İstediğimize her şeyi vermeye hazır mıyız?

Zaman, finans ve emeğimizi bu konulara veya insanlara vermek konusunda ne kadar azimliyiz?

Bu süper dolunayda, büyük güçleri değil keskin ve net zekâmıza yoğunlaşma zamanı. Hızlı etki eden çözüm bulmak önemli. Bu hız kangren eden değil, iyileştiren bir hız olmalı. İyileştirmesi için de uzlaşı kurmayı denemeliyiz. İletişim ve uyum göstererek uzlaşmak en önemlisi olacak. Ruhsal yani spiritüel potansiyelimizi kullanmak istersek, yine karmamızın parçalarına ve içindekilere eğilmek için de önemli zamanlar başlıyor. Yapabileceğimiz çalışmaların derinliği yalnızca biz değil, çevremizdeki herkes hatta daha da büyük alanlara yayılabilir. Böyle çalışmalara atılmak isteyenleri kesinlikle cesaretlendirmek isterim, Bu tarz çalışmalar için şimdi gerçekten güzel zamanlardayız.

Duygusal olarak güçlü ve dalga dalga yayılan enerjileri hissetmek kolaylaşıyor. Hissettikçe tanıyoruz. Tanıdıkça da biliyoruz. Bildiğimiz zaman da o etkileri güven içinde alabiliyoruz. Biz veya yakınımızda ki birileri korksa dahi o korkuyu bilip daha kolay anlıyor hale geliyoruz. Bu çok değerli bir yaşama biçimi. Çünkü çoğu zaman bilemediğimizden bir kat daha korkuyor olabiliyoruz. Üç süperaydan ikincisi ve en büyüğü olan bu seferki dolunay, beraberinde dünya çapında gözle görülür etkileri de anlatıyor. Her ülkede yeni bir olay ve bunların ardından ortaya çıkan yeni şeyler öğreniyoruz. Tepki vermeden önce bilmenin yolunu bulmak için de önemli işaretler var. Çevremizde çok rahatlıkla görebiliriz ki, bilmeden tepki vermek bu dönemde her zamankinden daha zara verici.

Hayatımızda da önemli duygusal ve enerjik potansiyeller hareketleniyor olacak. Özellikle bedenimizde uyanan etkilere göre özel bir duyarlılık gözlüyor olacağız. Hangi bölgemizde bir etki hissedeceksek, oradan başlayarak bu somatik etkileri araştırıp veya biri ile çalışıp kendimize özel bir yol çizmek için bir ipucu veya başlangıç noktası bulabiliriz.

Böyle bir zamanda hepimiz için de özel bir hayat ipucu var: İyimserlik ve olumlu düşüncede kalmak. Klişe gibi gelebilir ancak bu zaman aralığında bunun ayrıca doğurgan ve yapıcı bir gücü var. Bunu yapabilecek potansiyelimiz var ve seçmek te bizim elimizde.

Bu süper dolunayın özel ve derince açıklamaya girişeceğimiz bazı yanları var. Bunlardan ilki, çevremizdeki kadınlar arasındaki ayrışmalar. Birçok aile bireyi özellikle de kadın olanlar birbirine olan yakınlıklarını değiştirebilirler. Geçmişten gelen bağların zamanında yaşanan affedilmeme, ret olma, pişmanlık duyulmasına rağmen kabul görmeme, alınan kararları duymazdan gelme gibi hislerin birikmesinden kaynaklanan son 40-50 yılın yükselen titreşimleri bir çözüme ulaşamaya çalışıyor olacak. İster başımıza gelsin isterse izleyici olalım buna tanıklık etmek önümüzdeki 7 yılda bazı enerjilerimizi değiştiriyor olacak. Duyarlı ve farkındalıklı yaklaşmak çok önemli böyle hallerde. Olumsuzluklardan öğrenilecek çok şey olduğunu kanıtlayan bir hareket olacak bu.

Bir diğeri, uzun zaman önce uzak konumlara düştüğümüz kişiler ve gruplar arasında bağ kurulmaya başlıyor olacak. Yeniden ve yeni enerjilerle başlangıçlar görüyor olacağız. Açıklık ve el uzatmanın yol açtığı tazeleyici etkileri kolaylıkla fark edebiliriz. Böyle adımlar için en doğal zaman aralığı bu olacak bizler için.

Çoğunlukla istediğimiz olmadığında melankolik enerjiler yani bir zamanlar oluyordu düşüncesi bizi sarmalamaya başlar. Bu süper dolunayda bu melankolilere çareler bulmaya başlıyoruz. Çünkü, dolunay enerjisi, yaratıcılıkla başlıyor olacak. Bildiğiniz enerji doğuran, yaratıcılık çalışmaları ile ilgili ne varsa 14ü gecesi yapmaktan geri durmamak çok iyi olacak. Bizi geçmişe takılı bırakan ne varsa çözmek için kuvvetli adımlar geliyor olacaklar.

Süper dolunayın enerjisinin birçok etkisi var. Bu etkileri elbette kendimizi geliştirmek için aldığımız zaman etkileri çok daha büyük olacak, çünkü bir enerjiyi olumsuz veya yalnızca kişisel çıkarımı için almaya karar verdiğimiz anda o enerjiyi sıfıra indiren çok düşük bir ikizini alıyor gibi oluruz. İşte bu ikiz bizleri istediğimiz etkiyi yaşamaktan çok bizlere yeni sorunlar açan engebeli bir yol veriyor olacak. Bu süper dolunayda daha önce yaptığımız hataların itirafları da bu yüzden şifa sürecine dönmek için çok sayıda fırsat yakalıyor olacak. Ayın özellikle eril enerjiye etkisi git ve bana çözüm bul gel mesajları ile dolu olacak.
Her birimizin içinde hem eril hem de dişil “yan” değil, “ben”, “benler” var. Bunu yaşamak hepimizin elinde, hem bedenimizin hem de enerjimizin bu zenginliği tatması için dolunayın ikinci günü yani 15 Kasımda öğleden sonra bir aralığımız olacak. Dengeyi bulmak ve titreşimimizi sadeleştirmek için çok değerli bir fırsat olacak, bu.

14 Kasım süper dolunayı süresince nerede olursak olalım, çevremizi güçlendiren bir bakış açısının etkisinde olacağız. Bazen kendini unuturcasına yardıma koşan kişilerle karşılaşıyor olacağız. İş birliği veya destek vermenin içine girebiliriz, istersek. Bu olumlu etkiyi kullanmak için zaman kaybetmemeliyiz. Ödülleri tahminimizden büyük olacak çünkü. Ortak ve paylaşılan işler hepimiz için çok değerli olacak. Bunlardan besleniyor olacağız. Bu fırsatı kaçırmamaya gayret edebiliriz.

Son olarak, süper dolunayın bir süredir yazdığım ve nerdeyse her yerde hakkında yazdığımız yeniden doğum sürecindeki payını kısaca açmak istiyorum. Bilinçlendikçe, enerjiler ve etkileri daha doğru ve besleyici yaşamaya başlayacağımıza inanıyorum. Doğum için bir embriyo gerekli elbette. İlk, sade yumurtadan doğan bebeğe kadar giden yolda birçok farklı gelişim ve ortaya çıkış, beliriş olur. Kimi zaman embriyo duygusal bir tepki ile bazı dokuların hemen veya öncelikle büyümesi gerektiğine göre hareket eder, kimi zaman da zihinsel olarak gelişimi çevreyi dinleyip ona göre “karar” alarak yönetir. Doğmak için bazen duygusal, bazen zihinsel, bazen de sezgisel dönemler gerekir. Varlığımız da buna göredir. Şimdilerde zihinsel aşamalardan birindeyiz. Bu yüzden açıklamalar, derin düşünceler, iknalar, … yani dinlemenin önde çıktığı dönemdeyiz. Gözledikçe ve dinledikçe yeni DNA programlarına ve yeni hayatlara karar veriyor olacağız. Yaşadığımız doğum sürecinin çeşitli yüzleri varken, süper dolunay bu açıdan sanki bir tuz, mineral banyosu gibi. Destekler ve arınmalar yan yana geliyor. Hem alıyor hem de veriyoruz. Her birimiz için dengeli bir etkiden bahsetmiyorum, ancak ikisinden biri yoksa ne eksik sorusuna bakmamız için hepimizi cesaretlendirmek istiyorum.

Sevgi ve ışıkla