11 Nisan Dolunayı: Bu sabahtan sonra …

11 Nisan Dolunayı: Pembe sabah dolunayı

Her günün, anın, yılın ve ömrün bir anlamı vardır. Hatta anlamı, yönü ve bir amacı gibi birçok niteliği … Bu nitelikleri hassas ve derinden hissettiğimiz için bu tür paylaşımlarla bir araya geliyoruz. Her anla değişiyoruz. Yine her an karşımıza çıkan değişimin yönü yani değişimin içeriği de değişiyor: Değişim de değişiyor. Hatta bunu anlatan bir şaman hikayesi var:

“Kendi rehberini arayan bir genç varmış. Ormanlar, göller, nehirler, evler, insanlar, mağaralar, kumluklar ve büyük ovaları dolaşmış. Her birinde farklı rehberlere rastlamış. Her bir rehber ona değişik bir yol göstermiş. Her yoldan bir ders almış ve bir diğerine bakmaya gitmiş. Bir gün, bir rehbere, senden önceki bana başka bir yol göstermişti demiş. Rehberi de ona bakıp; her ruh, her sabah ve her amaç için başka bir rehberle karşılaşacaksın. Kararını vermezsen, senin kimin rehberi olacağını bilemeyeceksin, demiş.

Her istek, her hayat bir değişim demektir. Artık açtığımız kapılardan hangisinden geçeceğimize işaretlerle dolu destek veren bir dolunayla değişimimizi belirleme zamanı geliyor. Çünkü 11 Nisan dolunayının etkisini, 5 gün boyunca yoğun biçimde hissediyor olacağız …

Bütün bu enerjilerin biçimi bile değişmeye başladı. Artık önceden yapılan paylaşımlar bile deneyim sırasında değişmeye başlıyor. Yani deneyimi, örneğin dolunayı yaşarken bile değişen, yüz değiştiren enerjilerle karşılaşıyoruz. Bunun anlamı ise çok yüzlü, birden fazla perspektif içeren enerjileri yaşadığımızdır. Dolunay, enerjiler ve etkilerinin en üste çıktığı zamanlar oldukları için bu beş gün boyunca birçok anlamı bize göstermek için değişen iç hareketlerimiz olacak.

Başlarken, nisan ayının genel enerjilerine kısaca değinelim. 2017’nin içindeki bazı ayların enerjileri, diğerlerine göre daha destek veren zamanlarken bazıları son yılların hatta son 58 yılın en yalınlaştırıcı, sadeleştirici etkilerine sahip. Bu yalınlıktan ne anlamalıyız? Tek başına kalma sonucu çok büyük doğumlar ve üretkenliklere yol açmayı anlayabiliriz başlangıç olarak. Büyük ve yepyeni adımların aylarından biri Nisan ayı. İçin dış, yukarının aşağısı olacağı gibi sıra dışı yenilikler getiren bir ay!

Önümüzdeki 3 yılın değişimlerini başlatan bir zaman dilimi geliyor 11 Nisan dolunayında. Nisan ayı, bazı konularla bağ kurmamızı, zamanı geldiği için bu bağları artık yaşayacağımızı anlatıyor bizlere. Düşünce biçimimiz, kendimiz, çevremizdekiler, koşullanmış inançlar, sezgilerimiz, rehber kabul ettiklerimiz konularıyla kurduğumuz bağları gözümüzün önüne almamızı söylüyor. Bunu istekle yapmazsak her gün bir yeni bağ gibi bu konular sürekli önümüze çıkıyor olacaklar. En azından bunları yapıp daha bilinçli olabilirsek daha olumlu ve gerçeklerle ilgili sonuçlara sahip olacağız.

Son olarak da, her şeyin sebeplerini daha net görmemizi sağlayacak onlarca olanağımız olacak, Nisan ayında. Sıkışıp kalmış olan perspektifimizi aşmanın yolları bize ulaşmaya başlıyor. Sandıklarımızın gerçek olmadığını görmemiz gerekiyor. Hepimizin gerçekliği ile yüz yüze olmayı seçip, her şeyi ne sanıyorsak bunun onların gerçeği olmadığını görecek hale geliyoruz. Onların gerçeği neyse, anlayıp fark edip buna göre düşünmek ve hissetmenin sağlıklı olduğunu görmeliyiz.

Beceriksiz kişi ya da “ben” yoktur, becerilerden yoksun düşünme seviyelerimiz vardır.

Nisan ayı ve dolunayla beraber elimizdeki hazinelere açılan kapılarımıza gülümseme zamanı geldi.

11 Nisan sabahı gerçekleşen bu dolunay, biz güneşi görürken oluşacak. 11 Nisan sabahı 09:08’de. Enerjik, cesaret ve güç dolu, her köşeden sıyrılıp yolunu bulan ve bunun yanında kalp dengesini getirecek olan bir dolunay oldu hepimiz için. Bu denge gelirken, eğer bu konulardan kimisi şu andaki ajandamızda yoksa da onu da getirip önümüze bırakıyor olacak. Bu yüzden denge demek, yalnızca var olanların dengesi değil, eksiklerin de tamamlanması anlamına geliyor.

Dolunayla kendimiz olmanın yanında bir grubun, takımın veya çevrenin parçası olmak için enerjimizi nereye vermemiz gerektiğini bulacağız. 11 Nisan sabahından itibaren aslında, “Ben böyle yaparım, şöyle yapardım”dan “Bizim için neler yapabilirim veya karşımdaki için ne yapsam” gibi düşünmeye geçmemiz gerekiyor. Buna geçtiğimizde elimizde ne olacak? Bunu ilerletip paylaşım ve yardım düşüncesiyle hayata tutunuşumuzu ve başkalarının da hayata tutunuşunu artıracağız ve etkileyeceğiz. Bu tutunu teması dolunayın en değerli parçalarından birini veriyor bize. Öncesindeki iki günde de kendini belli eden bir etkiydi bu. Doğanın içinde her yerde her canlı arasında görünen görünmeyen bağlar var. Bu bağları ne kadar sağlam ve derinden görüyor ve kuruyor olacağız. Temas ve bağlar konusunda içimizde oluşan her türlü etkiyi kullanma ve dolu dolu yaşama için tam zamanındayız. En ufak bir merak veya isteğin bile sorulmasında ve sormamızda gelecek olan cevaplarsa bizlere yol gösterici olacak.

11 Nisan dolunayıyla, kendimize bir görev bulmanın zamanı geliyor. Kimimiz için geldi bile. Herhangi bir yola bağlanma değil, açık zihinli ve her şeye yer verebilmek için bunu yapıyor ya da yapabiliyor olmalıyız. Çünkü aşırı bağlanılan kişisel amaçların hepsinin ufalanmaya başladığını görüyoruz artık. Ufalanıp, geride kalıp hatta bütünüyle parçalanıyor olacağına tanıklık ediyor olacağız. Yeni amaçlarımızı oluşturmak ve yeniliği tatmak için gerekli adımlar tam da bugünlerin ürünü olacak. Ne kadar karşılıksızca verebileceğimiz amaçlar oluşturup, yaratabileceksek ona göre de geri dönüş alacağımızı bilerek bunu yapmalıyız. Bütün ince ve karşılıklı hesapların dönemi bitiyor. Artık hızlı ve net hatlarıyla bir anda gerçeği gösteren bir karma zamanına geliyoruz. Bu tip bağlarımızdan arınmazsak, ani ve hızlı olumsuz geri dönüşlere hazırlıklı olmalıyız.

Dolunay, ayna gibi etkilerle dolu; hem bizi aynalıyor, hem de etkilerini bize ayna gibi çalışmamız için 5 gün vererek başlıyor.

Doğru fedakarlıklara doğru gittiğimiz bir yol açılıyor bu dolunay. Seçimlerimizi ve çabamızı onlara göre veriyor olacağız. Örneğin, güzel ve yararlı bir amaç için bütün isteğimizle çalışıyor olmak, bu çabayı vermeye karar verdiysek ona uygun seçimleri yapmak için de bu beş gün içinde çeşitli işaretler ve uygun zeminlerle karşılaşıyor olacağız. Bunun içinde kontrol etmekten uzaklaşmak ve büyük düşünüp olanakların bize akıp gelmesine izin vermek lazım. Fedakarlık demek elimizdekinin yitip gitmesi değil, hayatımızda ki bir konuya onun gerçek değerini vermek demektir. Bunu verirken ne gideceği değil, ne geleceğine konsantre olmalıyız.

Son birkaç yıldır biriken birçok etki yan yana gelerek bizlere ulaşmaya başlıyorlar. Her şeyden önce biz farkında olalım ya da olmayalım, içinde yer aldığımız ve bize gerçekten samimi yaklaşmayan gruplarla çatışmalarımız çok belirgin olacak. Buna kalabalıkların içinde uyanmak diyoruz. 11 Nisan dolunayında gözümüzü açmanın gücü hemen önümüzde ve açıp almak istersek orada duruyor olacak. Yeniden ışıkla ve ışıktan doğabilmeleri için zaman bekleyen hayatımızdaki iyileşme noktalarından tuttuklarımız, engellediklerimiz veya endişe ve başka sebeplerle izin vermeyi reddettiklerimiz kendiliğinden elimizden kurtulacak. Buna bedenimizle başlıyoruz. Bedenimizde çeşitli sebeplerle birikenler açığa çıkmaya başlıyor. Ardından da ilişkilerimizde aynısı olmaya başlıyor. 2018 başına kadar dalga dalga veya adım adım kendini gösterecek olan durumların gerçek yüzleri ve nasıl onlardan kendimiz için en doğruyu alabileceğimiz konusunda esnek olmamız gereken zamanlar geliyor. Ne kadar esnek olursak o kadar iyi ve başarılı bir karmik yol bizleri bekliyor.

Tamir ve tadilat teması çok önemli bir bir aylık süreye giriyor. Önemli olan ne varsa, onları pekiştirmek ve tamir etmek için son değerli zamanlarımız da diyebiliriz, bu bir aya. Önemli enerjiler kapıda bekliyor. Beden, zihin, duygular ve sezgilerimiz artık çok yakında tutunamayan her şeyden sıyrılıp yeni ve dönüştürücü olana başlıyor olacaklar. Bu bilinçle yaşamak, açıklıkla görebilmek varken kaçırmak istemeyeceğiz. Çünkü ödülleri, doğal zevk ve mutlulukları çok hoş boyutlarda olacak. Elbette bu bir seçim ve diğer yönde seçim yaparsak bizden alıp götüreceği ilk şey zaman olacak. Ardından da itici gelen şeylerin çoğalması ve tahammül sınırlarımızın küçülmesi bizleri bütünüyle sarıyor olacak.

Son olarak da belki de en önemli ve derin etkilerden birini paylaşmak istiyorum. Bu dolunayın biz de oluşturacağı önemli bir etki de bu olacak; Bu dolunayla beraber kendimizi bir yerlerde yatan en büyük soruya ya da sorulara bırakmamız konusunda bir alarm çalıyor. Üstelik bu alarm, elbette kendi mini sınavıyla geliyor. İsteksiz hissedip, başka yöne bakmaya ayrıca çekilirken karşılaşmaya başlıyoruz. Geleceğe yönelik her türlü konuya teslimiyetle yaklaşmalıyız. Ancak böylece geleceğin soru ve cevaplarının olumlu etkilerini alabiliyor olacağız. Enerji ve şifa çalışmaları yapanlarımız bunun ilk ipuçları ve işaretlerini bedenin dikine enerji akışlarında bulabilmeye başladılar bile. Bedenin zamanla olan şifa ilişkisinde belirgin yerlerden biri olan dikine akışlarında hareketlilikler ve yol gösteren işaretler başladı bile. Kimi çalışmalarda bunların belirdiği yerlere nadi de deniyor. Bedenin dikine olan bütün hareketlerinde zaman öğeleri ve etkileri vardır. Bu etkiler bize bedenimizin bütün yolculuğu boyunca yaşadıkları, yaşıyor olduğu ve yaşayacaklarıyla ilgili ipuçları veriyor. Kendi sesimizi dinlemek için her zamankinden çok ve önemli sebeplerimiz var. Bu sesleri daha iyi duymak için çabamızı verelim. Eğer vermekte farklı bir görüşe ihtiyacımız varsa, bir destek alalım. Son 27 yılın en yüksek, en anlamlı, en yol gösterici ve en değişim getirici seslerini duyuyor olacağız. Kendimizi ne kadar uçuk, ne kadar şu anla kopuk bile hissetsek dahi hayatımızın en önemli sorusuna bakmamız gerekiyor. Hepimize biraz garip gelse de o soruların cevapları çevremizde. Duyduğumuz anda bize doğru soruları da veya dilimizde olup tam şekillendiremediğimiz soruları da biçimlendiriyor olacağız. Bunlarda yine rüyalar ve doğum anından beri taşıdığımız etkiler öne çıkıyor olacak. Hepsini not edip dikkate almaya çalışalım.

11 Nisan, yani o sabahtan sonra, hayatımıza gelmek için bizi bile dinlemeyebilecek olan yeni dengenin hepimize şifa ve olumluyu getirmesi dileklerimle.

Sevgi ve ışıkla

  • Esin Batal
  • İletişim, danışmanlık, seans ve destek için: [email protected]
  • M: 0.530.386 44 74

Aşağıdaki formu doldurarak da benimle iletişime geçebilirsiniz ?